Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23230 E. 2013/14398 K. 14.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23230
KARAR NO : 2013/14398
KARAR TARİHİ : 14.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin, genel tatil, ulusal bayram ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının, davalı … Belediyesinde onsekiz yıl altı ay işçi sıfatı ile çalıştığını, emeklilik nedeniyle 14.03.2008 tarihinde işten ayrıldığını,yıllık izinlerinin tam kullandırılmadığını, fazla mesai yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece,bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı,ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı ve alacaklara uygulanan faizin uygulanma tarihi hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı tanıklarının beyanlarına göre,davacının kalorifer işinde çalıştığı 1 Ekim-1 Mayıs tarihleri arasında, yirmidört saat çalışıp, yirmidört saat izin kullandığı, bir hafta dokuz saat, bir hafta oniki saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücretinin tesbit edildiği anlaşılmıştır. Davacının kaloriferci olarak çalıştığı dönemler konusunda tanık beyanlarının birbiri ile uyumlu olmadığı dikkate alındığında, davacının tüm çalışma dinemi içinde kalorifer yakma işinde çalıştığı süre davalı belediyeden sorularak, belirlenecek dönem için fazla çalışma ücreti hesabı yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Öte yandan, davacı tanıklarının beyanlarına göre, davacının kaloriferci olarak çalıştığı 1 Ekim-1 Mayıs tarihleri arasında hafta tatillerinde çalışmadığı, diğer dönemlerde çalıştığı, dini bayramlarda birer gün, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı kabul edilmiş ise de, davacının temizlik işlerinde çalıştığı dönemler konusunda tanık beyanlarının birbiri ile uyumlu olmadığı dikkate alındığında, davacının tüm çalışma dinemi içinde temizlik işlerinde çalıştığı süreler davalı belediyeden sorularak, belirlenecek dönem için hafta tatili ücreti hesabı yapılması, davacı temyizi olmadığından davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumunun gözetilmesi, tanık beyanları ve dosya içeriğine göre dini bayramlarda çalışmadığı, dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken yanlış yorum ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, davacının taleplerini ıslah ile artırdığı anlaşılmış olup, ıslah ile artırılan kısma ıslah tarihinden, dava dilekçesinde talep edilen kısma dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tüm alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.