YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23471
KARAR NO : 2013/11939
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … ….tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı ve sair işçilik alacaklarının ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacı işçiye kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti ödemesi yapılıp yapılmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan, davacı işçi imzasını taşıyan Diyarbakır 4. Noterliği’nin 21.07.2008 tarih ve 15038 yevmiye nolu belgesiyle düzenlenmiş, 1.500,00 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığına dair ibranamenin nazaraalınmaması hatalıdır. Anılan ibraname, taraflar arasındaki iş ilişkisinin devam ettiği bir tarihte düzenlenmiş olması sebebiyle, ibra ifadesi açısından geçerli değil ise de, üzerinde yazılı miktar açısından makbuz hükmündedir. Anılan nedenle, ibranamede belirtili meblağın, davacının hesaplanan kıdem tazminatı alacağından yasal faiziyle birlikte mahsubu gerekirken, yazılı şekilde belgenin nazara alınmaması bozmayı gerektirmiştir.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Somut olayda, davalı vekilince, davacı işçiye fazla çalışması karşılığı bir kısım ödemeler yapıldığına dair davacı imzasını içeren, “mesai” açıklamalı makbuzlar dosyaya sunulmuştur. Cevap dilekçesinde de davacının haklarının ödendiğini ileri sürüldüğüne göre, sunulan ilgili makbuzların uyuşmazlık süresi içerisinde hangi dönemler için yapılan ödemeler olduğu da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, inceleme dışı bırakılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.