Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23726 E. 2013/12565 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23726
KARAR NO : 2013/12565
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı işyerinde 15.08.2007-16.12.2007 tarihleri arasında çalıştığını, tüm çalışma süresine ilişkin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, ücret alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı işyerinde fiilen çalışmadığı halde, oğlunun aynı işverene ait bir başka şirketin çalışanı olması, davacının eşinin hasta olmasına rağmen sosyal güvencesinin bulunmaması sebebi ile tamamen iyi niyetli olarak 15.08.2007 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna çalışma kaydının bildirildiğini ve hak kazanmamasına rağmen davacıya 2.795,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işyerinde 15.08.2007-16.12.2007 tarihleri arasında gerçekleşen çalışma süresine ilişkin 1.736,35 TL ücrete hak kazandığı, 21.08.2007 tarihinde davacının kızı olan Büşra Öklük adına 2.795,00 USD havale edilerek hak kazandığı ücret alacağının ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
1- İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de para borcu olan ücretin ödendiğinin şahitle ispatı mümkün değildir.
Somut olayda, davacının davalı şirkette 15.08.2007-16.12.2007 tarihleri arasında çalıştığı Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile sabittir. 21.08.2007 tarihinde davalı şirket tarafından davacının kızı olan …’e banka aracılığı ile 2.795.00 USD ödeme yapıldığı anlaşılmakta ise de, ilgili banka dekontunda yapılan bu ödemenin davacının ücreti karşılığı olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Davacının, oğlunun da aynı işverene bağlı olarak çalıştığı ileri sürüldüğünden, sadece davacının kızına ödeme yapılmış olması davacının hak kazandığı ücret alacaklarının ödendiğini ispatlayacak nitelikte bir delil olarak kabul edilemez. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulduğunda, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.