Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23795 E. 2013/12974 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23795
KARAR NO : 2013/12974
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, genel tatil ücreti, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının Temmuz 2003 tarihinde davalı şirkette satış temsilcisi olarak işe başladığını, 23.06.2009 tarihinde iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak sona erdirildiğini, davacının daha önceden resmi tatil olan 19.05.2008 tarihinde nişanlanacağını davalı şirkete bildirdiğini ve o gün izin aldığını, nişan organizasyonunu yaptığı ancak daha sonra 19 Mayıs için verilen iznin iptal edildiğini, davacının resmi tatil ve nişan töreni sebebiyle işe gidemediğini, 500,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ihbar tazminatı, 100,00 TL yıllık izin ücreti, 200,00 TL fazla çalışma ücreti, 100,00 TL genel tatil ücreti olmak üzere toplam 1.000,00 TL’nin aktin fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya maaş dışında prim, ikramiye, yol ve yemek ücreti ödenmediğini, davacı işçinin işiyle ilgili konularda işverene yalan beyanlarda bulunduğunu, amirine sunduğu günlük ziyaret raporlarında gerçeğe aykırı yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, mesai saatleri içinde davacı tarafından düzenlenen iş takip listesinde yazmış olduğu müşterilere gitmediği hem müşterilerin yetkilileri ile yapılan görüşmelerde hem de mobil takip sistemi ile ortaya konduğunu, davacı işçinin 4857 sayılı İş Kanun’u 25/II-a,e,h. bendleri gereğince feshedildiğini davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının davalı şirkette çalışırken iş sözleşmesinin işverence işini iyi yapmaması, yalan beyanda bulunması, işverenin güvenini kötüye kullanması, mobil takip sistemine göre görev yerinde olmaması, gerekçeleri ile bildirimsiz olarak 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesine göre feshedildiği ancak işverenin sunduğu tutanaklardaki imzaların işveren vekillerine ait olduğu, mobil takip sisteminin geçerliliğinin tartışabileceği, ayrıca davacının yaptığı işi gereği görev saatlerini ve yerini kendisinin belirleyebildiği, evi yakınında mobil takip sistemine takılmasının da olağan olduğu, ayrıca işverenin ibranamede davacıya kıdem ve ihbar tazminatı verildiğini belirttiği halde haklı fesih savunmasının çelişkili olduğu, bu durumda davacının iş sözleşmesinin tazminatı hak etmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat yükü üzerinde bulunan davalı işverenin davacının iş sözleşmesini tazminatı hak etmeyecek şekilde sona erdiğini kesin ve inandırıcı bir şekilde ispatlayamadığı davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı, davacının genel tatili ücretinin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dilekçesinde davacı vekili müvekkilinin asgari ücret +prim aldığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücreti 2.100,00 TL olarak tespit edilmiştir. Ancak, bilirkişinin bu miktarı nasıl tespit ettiği, hangi delilleri değerlendirerek sözkonusu miktara ulaştığı anlaşılamamaktadır. Bilirkişi raporu açık ve denetime elverişli değildir.
2-Davacının iş sözleşmesi davalı tarafından takip sistemine göre davacının ziyaret raporlarında gerçeğe aykırı beyanda bulunması, mesai saatleri içinde davacının düzenlediği iş takip listesinde yazılan müşterilere gitmemesi sebebiyle feshedilmiştir. Davalının feshe dayanak yaptığı takip sisteminin konusunda uzman bilirkişiler tarafından incelenerek takip sisteminin gerçeğe uygunluğu dolayısıyla feshin haklı olup olmadığının tespiti gerekirken mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru değildir. Yazılı gerekçe ile eksik inceleme ve denetime elverişle olmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.