YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24432
KARAR NO : 2013/14455
KARAR TARİHİ : 14.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının taleplerinin haksız olduğunu alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, montaj elemanı olarak çalışan davacı 7 gün sabah 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir.Davacı tanığı 7 gün 08.00-18.00 saatleri arası çalışma yapıldığını haftanın 4 günü saat 21.00’e kadar çalıştıklarını beyan etmiştir. Davalı tanıkları ise 5 gün 08.00-18.00 saatleri arasında çalışma yapıldığını beyan etmiştir. Bilirkişi raporunda davacı tanık beyanı doğrultusunda haftanın 2 günü 08.00-18.00 saatleri arasında 4 günü saat 21.00’e kadar olmak üzere haftada 19 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davalı ve davacı tanık beyanlarında çelişki mevcuttur. Mahkemece bu çelişki giderilmeden ve hangi tanığın beyanına ne şekilde üstünlük tanındığı açıklanmadan karar verilmesi isabetsizdir.
3-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tanık beyanlarına göre ayda iki pazar hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya içeriğine göre 2010 eylül ayı bordrosunda hafta tatili tahakkuku bulunduğu bordronun ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı anlaşılmaktadır. Hafta tatil tahakkuklarının bulunduğu Temmuz ve Ağustos 2010 bordroları imzasız olmakla birlikte banka kayıtları ile örtüştüğünden belirtilen aylar dışlanmadan hafta tatil alacağının hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.