Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25162 E. 2013/13887 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25162
KARAR NO : 2013/13887
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 10.06.2004-28.04.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, davacının haftanın yedi günü 08:00-21:00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izin alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, yıllık izin alacağı, hafta tatili alacağı ve ulusal bayram genel tatil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 10.06.2004-28.04.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, fazla mesai yapmadığını, davacının kıdem tazminatının ödendiğini, ihbar önelinin tanındığını, yıllık izinlerini kullandığını, haftasonu çalışmasının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kıdem tazminatının ödendiği,01.03.2011 tarihli ihbar bildirimi ile davacının iş sözleşmesinin 28.04.2011 tarihinde fesih edileceği bildirildiğini ve davacının ihbar bildirimini ihtirazı kayıtsız olarak imzaladığını, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, dosyada mevcut yıllık izin defterlerinden davacının tüm çalışma süresine ait yıllık izinlerini kullandığını, davacının davalı işyerinde fazla çalışmalarının tanık beyanları ile kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının işyerinde ne iş yaptığı hususunda tanık anlatımları çelişkili olup tanıkların bir kısmı davacının kalfa olarak işte çalıştığını, bir kısmı ise şantiye işçisi,sıvacı ve fayans ustası olarak çalıştığını bildirmişlerdir. O halde öncelikle tanık anlatımları arasında varolan bu çelişki giderilerek davacının ne iş yaptığı açıklığa kavuşturulup netleştirilmelidir. Bundan sonra davacının yaptığı işe ait faaliyetin hangi tarihler arasında yoğunlaştığı tespit edilmelidir. Buna göre davacının tüm çalışma süresi boyunca hergün aynı saatler arasında mı çalıştığı yoksa işin yoğunluğuna bağlı olarak çalışma saatlerinin farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmeli, ayrıca günlük çalışma sürelerine yönelik olarak tanık beyanları arasındaki çelişki üzerinde durularak gerekirse işyerinde teknik bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak davacının çalıştığı kısımlarda işin hangi tarihte başlayıp hangi tarihte bittiği, kaç kişi çalıştığı,işin durumuna göre fazla mesai gerektiren bir yoğunluğun olup olmadığı saptanarak bundan sonra tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereklidir. Bu gerekçe ile mahkemece eksik araştırma ile karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.