YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25302
KARAR NO : 2013/15152
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının Toskana Evleri Projesinde mali ve İdari işler şefi olarak görev yaptığını, davacı dahil bazı çalışanların ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduklarının, denetlemekle yükümlü bulundukları taşeronların yönetcileriyle iş kurallarına ve etiğine aykırı biçimde kişisel ilişki kurarak haksız menfaat sağladığının tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ II-e maddesi uyarınca feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından dosyaya sunulan belgelerden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkanı vermez.
Somut olayda davacının 01.03.1998- 02.10.2009 tarihleri arasında davalı işyeri toskana şantiyesinde muhasebe müdürü olarak çalıştığı dosyaya sunulan ihbar mektubunda davalı şirketin taşeron firması Bedirler İnşaat şirketinin sahibi ile davacının içkili mekanlarda eğilenceye katıldığı, davalı şirket tarafından tutulan puantaj kayıtları ile taşeron firma tarafından verilen puantaj kayıtları arasında 4200 saat fazla mesai farkı bulunduğu, davacının ödemelerde kolaylık yaptığı, davacının evli olmasına rağmen işyerinde çalışan çaycı bayan ile gönül ilişkisi yaşadığı belirtilmiştir. Tanıklar davacının Bedirler inşaat sahibi ile birkaç kez yemeğe çıktığını aralarındaki ilişkinin iyi olduğunu çaycı bayan ile gönül ilişkisini duyduklarını beyan etmiştir. İhbar mektubunda ve tanık anlatımlarında belirtilen iddialar bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Davacı hakkındaki ihbar mektubunda ve tanık beyanlarında belirtilen iddialara ilişkin mahkemece keşif icra edilerek ihbar mektubunda adı geçen kişiler dinlenmeli, taşeron firma ve davalı şirket kayıtları karşılaştırılmak sureti ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliler dosya içeriği ile birlikte değerlendirilerek oluşusacak sonuca göre kıdem ve ihbar tazminatı hakkında karar verilmelidir.
2- Taraflar arasındaki işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda dosya içeriği ve tanık anlatımlarına göre davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı, haftanın 2 günü 08.00-20.00 arası diğer 4 gün 08.00-18.00 arasında çalışması bulunduğu, anlaşılmaktadır. Fazla çalışma alacağının belirtilen şekilde hesaplanması ve takdiri indirimin de bu sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken her gün 3 saat fazla çalıştığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.