Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25656 E. 2013/16658 K. 05.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25656
KARAR NO : 2013/16658
KARAR TARİHİ : 05.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve genel tatil ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 1.500,00 TL net ücretle çalıştığını, ödenmeyen işçilik alacakları nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 612,00 TL net ücretle çalıştığını ve kendi isteği ile işten ayrıldığını, tüm alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1. Davacı temyizi yönünden; işçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanununun 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Yine İş Kanununu da, 5953 sayılı Basın İş Kanununun 14. maddesinde öngörüldüğü gibi ücretin peşin ödeneceği öngörülmemiştir. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir.
Ücreti ödenmeyen işçinin bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür.
Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da tanınmıştır.
İşçinin ücretinin kanun veya sözleşme hükümlerine göre ödenmemesi işçiye bu imkanı verir. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir.
Somut olayda; davalı işyerinde enjeksiyon makine işçisi olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesini fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının ödenmemesi nedeni ile feshettiği açıktır. Davacının işverence ödenmeyen fazla çalışma ve genel tatil alacağı bulunduğu tespit edildiğine göre, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerekir. İş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanacağından, davacının kıdem tazminatı talebinin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Davalı temyizine gelince; taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı ve fazla çalışma ücretinin hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanun’unda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Dosya içeriğine göre; davacının dava dilekçesinde 1.500,00 TL net ücretle çalıştığını iddia ettiği, davalının ise davacının ücretinin net 612,00 TL olduğunu savunduğu, yapılan emsal ücret araştırmalarında bir meslek kuruluşu tarafından asgari ücret, başka bir meslek kuruluşu tarafından ise asgari ücretin 1,5 katı olarak bildirildiği anlaşılmaktadır. Dosyada dinlenen davacı tanığı, davacının 1.100,00 TL ücret aldığını, bunun asgari ücret kadar olan kısmının bankaya yatırıldığını, kalanın elden ödendiğini, fazla mesailerin de bu ücretin içinde olduğunu belirtmiştir. Davacı da tanık olarak dinlendiği başka bir dava dosyasında aynen “Bir kısmını elden bir kısmını banka marifetiyle aldığımız maaş 1000,00-1050,00 TL arasındaydı. Fazla mesailer bunun içindeydi. Normalde asgari ücret alıyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu durumda tüm delillerin ve davacının ikrarının bir arada değerlendirilmesi ile davacının asgari ücretle çalıştığı, fazla mesailerle birlikte aylık 1.000,00 TL ücret aldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Davacının hüküm altına alınan fazla çalışma ve genel tatil alacağı ile hüküm altına alınması gereken kıdem tazminatı asgari ücret üzerinden hesaplanmalıdır. Ayrıca davacının aylık 1.000,00 TL ücret aldığı ve bunun asgari ücretten fazla olan kısmının fazla mesai ödemesi olduğu kabul edildiğine göre, her ay asgari ücret ile 1.000,00 TL arasında yapılan ödemenin hesaplanan fazla çalışma alacağının mahsubu ile bakiye fazla çalışma alacağına hükmedilmesi isabetli olacaktır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.