YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25668
KARAR NO : 2013/17069
KARAR TARİHİ : 11.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı davalıya ait diyaliz merkezinde sorumlu hekim olarak çalışırken ödenmeyen fazla mesai ücretlerinin tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı yararına fazla mesai ücretine hükmedilirken mahkemece %30 oranında indirim yapılması karşısında, davacının, mahkemece indirim yapılıp yapılmayacağı veya hangi oranda yapacağını önceden bilmesi mümkün olmayan bu durum nedeniyle reddedilen fazla mesai ücreti için davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesi Yargıtayın yerleşik uygulamasına aykırı olup isabetsiz olmuştur.
3- 6100 sayılı HMK 26 maddesinin 1. fıkrasında, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talep edilenden fazla veya başka bir şeye hükmedemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Somut olayda davacı alacağına yasal faiz talep ettiği halde mahkemece bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına göre hüküm kurulması hatalı olmuştur.
4- Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da fazla mesai konusunda göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda işyerinde bir kısım diyaliz seanslarının yer aldığı çalışma belgesi var ise de bu belgelerin imzasız olması ve tek başına çalışma sürelerinin belirlenmesinde yetersiz oldukları anlaşılmaktadır. Davacının ve tanıklarının çalışma saatleri konusunda beyanlarının örtüşmediği, davacının haftanın altı günü çalıştığı, üç gün 24 saat çalışması olduğunu iddia ettiği, oysa tanıkları 2006 yılına kadar davacının günde 4,5 saatten iki-üç seans çalıştığı 2006 yılından sonra gece seansına geçildiği ve bu dönemde davacı yanında başka bir doktorunda işe başladığı ve davacının gece seansına gelmesi durumunda gündüz seansına gelmediğinin tanıklarınca dilegetirilmesi karşısında gerektiğinde tanıkların ayrıntılı beyanların başvurularak davacının tek doktor olduğu ve başka bir doktorunda işe başladığı dönemlerde işyerinde günde kaç seansa girdiği veya her iki dönemde de günde hangi saatlerde işe gelip gittiği tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra ve kayıtlara göre davacıya yapılan fazla çalışma ödemelerinin yapıldığı aylar dışlanarak fazla çalışma alacağının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.