Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25704 E. 2012/25708 K. 16.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25704
KARAR NO : 2012/25708
KARAR TARİHİ : 16.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı hastanede, 24.06.2010 tarihinden bu yana halkla ilişkiler bölümünde hostes olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 31.03.2011 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2 maddesine dayanılarak tek taraflı bildirimle feshedildiğini, feshe gerekçe tutulan olay ile fesih tarihi arasında altı günlük hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davacının çalıştırılmadığı süreler için doğacak dört aylık brüt ücretin iş sözleşmesinin feshi tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte ödenmesine, davacının işe başlatılmaması halinde sekiz aya kadar giydirilmiş brüt ücret tutarındaki tazminatın dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının başka bir hastane çalışanı olan doktora pire, kokarca sözleriyle hakaret ettiğinin ihtilafsız olduğu, bu nitelikteki hakaretlerin 4857 sayılı Kanun’un 25/2. maddesi kapsamında haklı fesih sebebi olacağının kabul edilmesi gerektiği, davacının bu sözleri sarf ettiği için 19.03.2011 tarihinde tutanakla savunmasının istenildiği, davacının iş sözleşmesinin ise 31.03.2011 tarihinde feshedildiği 4857 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca fesih yetkisinin altı iş günü içinde kullanılmasının zorunlu olduğu, davacının iş sözleşmesinin altı günlük hak düşürücü süre içinde feshedilmemesi sebebiyle haklı bir feshin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; mahkemece davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 26. maddesine göre fesih sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de anılan yasanın sözü edilen hükmünde yer alan ve hak düşürücü niteliğinde olan süre, haklı fesih sebebini oluşturan olayın feshe yetkili makam tarafından öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda davalı işyerinde feshe yetkili makam ve fesih sebebi yapılan olayın feshe yetkili makam tarafından hangi tarihte öğrenildiği ve öğrenme tarihinden itibaren altı iş günlük sürenin geçip geçmediği tespit edilmeden sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Yargılama sırasında davacının gerçek işvereninin dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Mümin Katırcı mirasçıları olmayıp davanın yargılama sırasında tevcih edildiği Levent Hastanesi Ltd. Şti. olduğu kabul edilip husumetde tevcih edilmesine karşın anılan şirkete delillerini sunma imkanı tanınmadan karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının aynı işyerinde çalışan bir doktora gıyabında hakaret ettiği, aşağılayıcı sözler sarfettiği ve hizmet sözleşmesininde bu olaydan dolayı feshedildiği anlaşılmaktadır. Fesih sebebi yapılan olay dosya kapsamıyla … olup haklı fesih hakkının kullanılması için kanunda öngörülen sürenin geçirilmiş olması feshi haksız kılar ise de feshin geçerli sebebe dayanması sonucunu ortadan kaldırmaz. Mahkemece bu yön dikkate alınmadan diğer bir anlatımla haklı fesih sebebi yönünden süre geçirilsede feshin geçerli sebebe dayanabileceği gözetilmeden işe iade kararı verilmesi doğru değildir.
Tüm bu açıklamalar ışığında yargılama sırasında davanın yöneltildiği Özel Levent Hastanesinede savunmasını ve delillerini sunması imkan tanınmalı ve özellikle iş sözleşmesini feshe yetkili makam tespit edilmeli yetkili makamın olayı öğrendiği tarihten itibaren sözleşme altı işgünlük sürede feshedilmişse feshin haklı sebebe dayandığı gerekçesiyle reddine, altı işgünlük süre geçirilmişse bu durumda da feshin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.