Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26234 E. 2013/19343 K. 20.09.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 12.02.2024 15:05
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26234
KARAR NO : 2013/19343
KARAR TARİHİ : 20.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01.06.2005-12.01.2009 tarihleri arasında davalı apartmanda kapıcı olarak çalıştığını, son ücretininin net 755,00 TL olduğunu, işe başlangıç tarihinin iki ay gecikmeli yapıldığını, ücretinin asgari ücret olarak gösterildiğini, davalı apartmanda dört daire bulunduğunu, eşinin apartmandaki üç dairenin sahibi kişinin evinde eşinin temizlik işleri yaptığını, müvekkili ile eşi hakkında hırsızlık suçlamasıyla dava açıldığını, ceza davasında hüküm aldıklarını, müvekkilinin toplam yirmi gün yıllık izin kullandığını, saat 08:00-20:00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatilinde de normal günler gibi çalıştığını belirterek fazla mesai alacağı, yıllık izin alacağı, hafta tatili alacağı ve ulusal bayram genel tatil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.07.2005-12.01.2009 tarihleri arasında kapıcı olarak çalıştığını, apartman sakinlerinden birinin evinden pırlanta yüzük çalınması olayına ilişkin ceza mahkemesinde yargılandığını ve eşi ile birlikte ceza aldığını, son maaşının net 600,00 TL olduğunu, davacının alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının hafta tatili kullandırılmadan çalıştırıldığını iddia ettiğini, davalı tarafından çalışma gün ve saatlerini gösterir puantaj kaydı veya hafta tatili ücretlerinin ödendiğine ilişkin delil sunulmadığını, şahit beyanları ile davacının hafta tatili kullandırılmadan çalıştırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Kanun'un 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması şartıyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı hafta tatillerinde çalıştığını beyan etmiştir. Davalı taraf davacının hafta tatillerinde çalışmadığını belirtmiştir. Davacı şahitleri davacının hafta tatillerinde çalıştığını belirtmiş buna karşılık davalı şahidi hafta tatillerinde çalışmadığı beyan etmiştir. Davalı taraf davacının Slovenya Büyükelçiliğinin bahçe işlerinde çalıştığını beyan etmiş ve bu yönde mahkemece araştırma yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece Slovenya Büyükelçiliğine yazı yazılarak davacının Büyükelçiliğin bahçe işlerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise hangi tarihlerde, hangi günlerde bahçe işlerini yürüttüğü ve bu işler karşılığında ücret alıp almadığı hususları sorulmuştur. Dosya kapsamından büyükelçiliğin mahkemenin müzekkeresine cevap vermediği ve mahkemece bu yazı cevabı beklenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece Slovenya Büyükelçiliğine yazılan müzekkere cevabı beklenerek bu yazı cevabına göre hafta tatili alacağının değerlendirilmesi gereklidir.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 20.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.