Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26459 E. 2013/23108 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26459
KARAR NO : 2013/23108
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 30.06.2011 tarihinde … sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin işçilik alacaklarının ödenmediğini, Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunacağını belirtmesi üzerine ihtarname ile sözleşmesinin feshedildiğini, davacının günlük ortalama 15-16 saat çalıştığını, iki haftada bir gün ya da ayda bir gün izin kullandığını, davacıya çalışmaya başlarken ve çalıştığı sırada belgeler imzalatıldığını, son iki maaşının ödenmediğini, bankada adına hesap açtırılıp yüklü miktarda para yatırılıp çekildiğini, bu nedenle bölge çalışma müdürlüğüne şikayetçi olduklarını, maaşını elden aylık 900,00 TL olarak aldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı, ulusal bayram genel tatil alacağı ve ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmaları takip etmemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasıdaki uyuşmazlık konusu davacının ücret alacağının ödenip ödenmediği noktasındadır.
4857 sayılı … Kanunu’nun 32/1. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir … karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
… sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. … sözleşmesinde ./..
ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında … sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. … sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret gözönünde tutularak belirlenir.
4857 sayılı Kanun’un 8. maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı … sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma şartlarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanun’un 37. maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece re’sen araştırılmalıdır.
Somut olayda, davalı vekili usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmaları takip etmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tespit edilen alacaklara hükmedilmiştir. Davalı temyiz dilekçesi ekinde devamsızlık tutanaklarını ve imzalı ücret bordrolarını ibraz etmiştir. Yargılama sırasında ibraz edilmeyen devamsızlık tutanaklarının temyiz aşamasında nazara alınıp değerlendirilmesi mümkün değildir. Ancak imzalı ücret bordroları ödemeye ilişkin olup itiraz niteliğindeki ödeme definin yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkündür. Bu itibarla temyiz dilekçesine ekli imzalı ücret bordrolarına karşı davacının beyanı alınıp sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.