YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26506
KARAR NO : 2012/26981
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili hakkında bir takım usulsüz işlemler yaptığı iddiası ile toplu iş sözleşmesinin 35. ve 30. maddesi gereğince ihraç kararı verilmiş olduğunu, işbu kararın kendisine 17.03.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, verilen bu kararın Toplu İş Sözleşmesi ve mevzuata aykırı olduğunu, disiplin kurulu kararı özetle “As/400 sistemi üzerinden şifre ile girilerek toplam 414 adet usulsüz işlem yapıldığı, bunların bir kısmının … tarafından yapıldığının tespit edildiğini, birçok işlemin de … tarafından yapıldığı düşünülmektedir” şeklinde olduğunu, ihraç kararının yeterli araştırma yapılmadan zanna dayalı olarak alelacele verilmiş bir karar olduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin müvekkiline ilişkin 17.03.2011 tarih ve 30.40/16877 nolu kararı ile verilen iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespitine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının işverenin kendisine duyduğu güveni iş ilişkisinin devamı beklenilmeyecek ölçüde sarsmış ve davacının iş akdinin haklı ve geçerli nedenlere dayanarak disiplin kararı sonucunda feshedildiğini, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, işçinin davranışlarının iş ilişkisinin sürdürülmesini işveren açısından önemli ve makul ölçüler içerisinde beklenemeyeceği durumlarda feshin geçerli bir sebebe dayandığının kabul edilmesi gerektiğini, davacının feshe konu eylemleri 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesine göre haklı neden olduğu gibi iş akdinin feshi için geçerli nedenler olduğunu, huzurdaki davanın bu nedenle reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda; davacının davalı şirket nezdinde 03.08.1998-17.03.2011 tarihleri arasında 12 yıl 7 ay 14 gün hizmetinin bulunduğu ve tesisatçı olarak görev yaptığı, yapılan tetkiklerde; Tahakkuk Tahsilat Takip Şefliği (İstanbul Bölge) bünyesinde saha personeli olarak çalışan 2967 sicil numaralı personel ….’nun AS-400 kullanıcı adı ve şifresi ile; davacının ağırlıklı olarak Anadolu Bölgeye ait olmak üzere çok sayıda faturanın iptal edildiği ve bu tesisatlardan bir kısmında da iptal işleminden sonra sayaç değişim işleminin yapıldığı, davacının sayaç değişim ve sayaç transfer işlemlerini yaptığı,… isimli müşterinin Tesisat Kontrol ve Gaz Açma işlemini yaptığı, Mecidiyeköy’de halen ikamet ettiği evin bordro sözleşmesini, tesisat kontrolünü, doğalgaz daire içi tesisat uygunluk belgesini düzenleme ve onaylama işlemlerini usulsüz ve yetkisiz olarak yaptığı, 23 Ocak 2009 tarihinde 592 m3 olan 389 TL’lik faturanın usulsüz olarak iptalini yaptığı, 13 Şubat 2009 tarihinde sayaç transferi menüsü kullanılarak ikmal kayıtlarında çıkışının yapıldığı, tespit edilen sayaç numarası yerine İGDAŞ kayıtlarında bulunmayan bir sayaç numarası ile usulsüz bir şekilde değiştirdiği, 13 Şubat 2009 tarihinde sayaç okuma sırasında ilk gösterge 252 iken son gösterge 60 olarak okunduğu, bilinmeyen bir tarihte FATBILP (fatura dosyasında)’de geriye dönük sayaç numarası usulsüz değiştirildiği, davacının başkalarının As-400 kullanıcı adı ve şifrelerini kullanma, usulsüz ve yetkisiz olarak fatura itiraz, fatura iptal, sayaç değişim, fesih, bordro sözleşme, tesisat kontrol ve gaz açma işlemlerini yapması neticesinde İGDAŞ’ın menfaatlerinin tehlikeye uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı Disiplin Kuruluna sevk edildiği, Disiplin Kurulu tarafından davacının ihracına karar verildiği ve bu karar üzerine davacının iş sözleşmesinin davalı tarafça 17.03.2011 tarihinde 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesi gereğince doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle haklı olarak feshedildiği, davacının tüm dosya kapsamı, tanık anlatımları, yapılan inceleme, araştırma ve soruşturma sonuçları ve davacının iddiaların bir kısmını kabule yönelik beyanları dikkate alındığında, davacının sabit olan eylemlerinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olduğu, meydana gelen olaylardan sonra davalının davacı ile iş ilişkisinin sürdürmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça yapılan feshin haklı fesih olduğu ve dolayısıyla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre davalı lehine 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, kesin olarak 30.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.