YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26853
KARAR NO : 2013/21158
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …….tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin işverence haklı sebep olmaksızın feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, hak kazanıp da ödenmeyen işçilik alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hak kazandığı fazla çalışma ücreti alacaklarının hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında anılan çalışmaların karşılığının ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yapıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin çalışmasının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davacı şahit beyanlarına itibarla davacının haftalık onsekiz saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Dosyaya sunulan, davacı işçinin şikayeti üzerine yapılan inceleme sonucu düzenlenen iş müfettişi sonuç bildiriminde ise davacının haftalık üç saat fazla çalışma yaptığının açıklandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, iş müfettişi tarafından düzenlenen rapor, tutanak ve eklerinin eksiksiz şekilde dosyaya celp edilip incelenmeksizin sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Anılan sebeple, iş müfettişi raporunun, dayanağı belgelerin ve özellikle bildirimde bahsi geçen “Turizm sektöründe çalışma mevzuatına aykırı uygulamaların önlenmesi projesi” kapsamında işyerinde 14.09.2010 tarihinde yapılan denetim sonucu düzenlenen belgelerin eksiksiz şekilde dosyaya celp edilerek incelenmeli, tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve fazla çalışma ücreti alacağı hakkında bir karar verilmelidir.
Diğer taraftan, işverence dosyaya sunulan Ağustos 2008 ve Eylül 2010 aylarına ait imzalı ve ihtirazı kayıtsız ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunmakta olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan ücret ödemelerinin nazara alınmaması da bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.