Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26908 E. 2012/27170 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26908
KARAR NO : 2012/27170
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili müvekkilinin … sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının … yerinde sürekli olarak huzursuzluk çıkardığını ve uyumlu çalışmadığını, üretim şefine karşı tehdit içeren ve saygı sınırları içerisinde kabul edilemeyecek konuşmalar yaptığını … sözleşmesinin bu sebeple haklı sebebe dayalı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasındaki … sözleşmesinin, geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında … sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı … Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran … yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli … sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, … yerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak … yerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal
ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu … yerinde üretim ve … ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; işveren tarafından, davacının amiri konumundaki diğer bir çalışana saygısızlık yaptığı ve tehdit ettiği ileri sürümüştür. Olaya ilişkin düzenlenen 16.10.2008 tarihli tutanakta, davacının vardiya çizelgesinde yapılan değişikliğe itiraz ederek amiri konumundaki … …’e “bana gıcıklık mı yapıyorsun, terbiyesizlik yapıyorsun” dediği belirtilmiştir. Feshe konu bu olay … … ‘in odasında gerçekleştiğinden, meydana geldiği yer itibari ile … … dışında olaya tanık olan başkaca bir çalışanın bulunmaması olağandır. Davalı tanığı olarak dinlenilen … … tutanak içeriğini doğrulamıştır. Davacı işçinin bu eylemi 4857 ayılı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler ağırlığında olmamakla birlikte, … yerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen davranışlar niteliğindedir. Davalı işveren tarafından … sözleşmesi geçerli sebeple feshedildiğinden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.12.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALETEF ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşündeyim. 04.12.2012