Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/28902 E. 2013/28411 K. 06.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/28902
KARAR NO : 2013/28411
KARAR TARİHİ : 06.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde davalı ve davalı-karşı davacı avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal … ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı-karşı davacı … Temizlik Yemekçilik Hizm.Taş. Turz.İnş.Gıda Paz.San.veTic.Ltd.Şti. ile davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İçeriğinde tüm çalışma süresine ilişkin olduğu, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücretlerini aldığını belirtilen ibraname davalı delilleri arasında dosyaya sunulmuş, işçinin dava konusu ettiği tüm hak ve alacaklarının ödendiği savunulmuştur. Yargılama sırasında işçi tarafından ibraname üzerindeki imza inkar edilmemiş, bir irade fesadı hali de iddia ve ispat olunmamıştır. Mahkemece ibranameye değer verilerek yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti
alacaklarına ilişkin taleplerin reddi gerekir. Kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin olarak ise; ibranamede yazılı rakamların, mahkemece hesaplanan alacaklardan mahsubu ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin davalı işyerindeki hizmet süresi; 3 yıl 6 ay 11 gün olarak tespit edilmiş ise de, dosyada mevcut olan bölge çalışma müfettişi raporunda hizmet süresi 2 yıl 5 ay 13 gün olarak belirlenmiştir. Davacı işçinin davalı işyerindeki çalışma süresine ilişkin bu çelişki giderilerek değerlendirme yapılmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.