YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2980
KARAR NO : 2012/17834
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … Akaryakıt Oto. Tic. San. A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili davacının İş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Akaryakıt Otomotiv Ticaret Sanayi Anonim Şirketi vekili, davacının çalıştığı dönemde akaryakıt tahmil tahliye işlemlerini defalarca ihmal etmesi, işine gerekli özeni ve dikkati göstermemesi nedeniyle Petrol Ofisi Anonim Şirketinin yetkili temsilcileri tarafından uyarı yapıldığını, yapılan uyarılara rağmen davacının emniyet kurallarına uymadan tahmil tahliye işlemi yaparak iş güvenliğini tehlikeye attığından iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili davalı şirketin … Akaryakıt Şirketinden nakliye hizmetini satın aldığını, davalılar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, bu sebeple davalıya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar arasında alt işverenlik ilişkisi bulunduğu, davacının davranışlarının haklı fesih sebebi oluşturacak nitelikte olmadığı, fesih öncesi davacının savunmanın alındığı gün iş sözleşmesinin feshedildiği, davalı işverenin davacının fesih öncesi aldığı savunmanın davacının davranışlarını düzeltmeye yönelik, bu sebeple alınan savunmanın davacının davranışlarını düzeltmeye yönelik olmayıp şekli olduğu, feshin son çare ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı … Akaryakıt Otomotiv Ticaret Sanayi Anonim Şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının 29.07.2010-05.05.2011 tarihleri arasında davalı … Akaryakıt Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde tanker şoförü olarak çalıştığı, 31.12.2010 tarihinde yönetimindeki araçla bayilere yaptığı sevkiyatta sıvılaştırılmış petrol gazı tankına %80 ikmal yapılması gerekirken %88-89 seviyesinde ikmal yapıldığının Petrol Ofisi yetkilileri tarafından tespit edildiği belirtilerek davacının savunmasının istendiği yine 03.05.2011 tarihinde Olgun Akaryakıt tesislerinde ikmal yaparken emniyet kurallarını
uygulamadığına ve aldığı eğitimlere aykırı davrandığına yönelik Petrol Ofisi yetkilileri tarafından şirkete bilgi verildiği belirtilerek 05.05.2011 tarihinde savunmasının istendiği, iş sözleşmesinin davalı … Akaryakıt Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 05.05.2011 günlü bildirim ile davacının sorumluluğu altında bulunan araçlarla tahmil tahliye işlemlerini kurallara uygun olarak yerine getirmediği, iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, emniyet kurallarına uymadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-h-ı maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının fesih sebebi yapılan davranışları sebebi ile savunmasının alındığı gün iş sözleşmesinin feshedilmesinin işveren tarafından alınan savunmanın davacının davranışlarını düzeltmesine ve iş sözleşmesinin devamını sağlamaya yönelik olmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuşsa da davacının iş sözleşmesi çalışma süresince savunması alınıp uyarılmasına rağmen güvenlik tedbirlerine uymadan dolum ve boşaltma yaptığı tespit edilerek 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h-ı maddesi gereğince feshedilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinde “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.” düzenlemesi karşısında davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre iş sözleşmesi derhal feshedildiğinden fesih öncesi davacının savunmasının alınması gerekmediği gibi, alınan savunma sonucunda davacının davranışlarını düzeltmesi için beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Dosyadaki delil durumuna davacının çalışma süresince güvenlik önlemlerine uyulması yönünde yazılı olarak uyarılmasına rağmen davacının işyeri güvenlik önlemlerine uymadan hareket ettiği anlaşılmasına göre feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde kurulması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.