YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3363
KARAR NO : 2012/9895
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi davalı avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmayı tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15/05/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştığını, son aldığı brüt ücretin 9.232,00 TL olduğunu, davalı tarafından haklı sebep olmaksızın iş sözleşmesinin feshedildiğini, hak kazandığı ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı Üniversitede öğretim üyesi olarak her yıl yenilenen belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştığını, iş sözleşmesinin 30.07.2009 tarihinde imzalanan fesih sözleşmesine göre karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirildiğini, davacı ile davalı arasında son olarak imzalanan 01/10/2009 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinin bitiş tarihinin 30/09/2010 olarak belirlendiğini, davacının iddia ettiği ücretin doğru olmadığını, bordrosundaki son aylık brüt ücretinin 5.129,31 TL olduğunu, sözleşmenin karşılıklı anlaşmayla sona erdirilmesi sebebiyle davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarıyla davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı Üniversite 2547 sayılı YÖK Kanunu’nun 56/b maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde kabul edilen miktarlar için harca hükmedilmesi hatalıdır. Kararın bu yönden bozulması gerekirse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki gibi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının harca ilişkin kısmındaki “bakiye 880,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına” ibaresinin tamamen çıkarılarak yerine “ davalı Üniversite 2547 sayılı YÖK Kanunu’nun 56/b maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına” yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacıdan alınan 284,30 TL’nin ilgiliye iadesine, davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parası ile aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiş ise de, ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı gerekçesiyle ıslah ile artırılan miktara faiz yürütülmemiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmiş olup, davacının temyizi ıslahla artırılan miktara faiz yürütülmesi gerektiğine ilişkindir.
Davacının ıslah dilekçesi ile dava konusu tazminat miktarını artırmak suretiyle dava dilekçesini kısmen ıslah ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kısmi ıslahta dava dilekçesinin sadece miktar yönü düzeltilmiş olup, dava dilekçesinin diğer kısımlarının geçerli olduğunun kabulü gerekir. Başka bir anlatımla, dava dilekçesinin faiz ile ilgili kısmı ıslahla artırılan miktar için de geçerlidir. Davacının faiz talebini ıslah dilekçesinde tekrar etmesinin anlamı yoktur. Aksi halde dava dilekçesinin miktar dışındaki tüm unsurlarına ıslah dilekçesinde de yer verilmesi gerekir ki, kısmi ıslahta bunun gereksizliği ortadadır. Somut olayda ıslaha konu usul işlemi dava dilekçesi ile ilgili olup, davacının dava dilekçesindeki diğer unsurların aynen devam ettiği yönünde iradesinin mevcut olduğu, bunun ayrıca ve özel olarak belirtilmesinin gerekmediği kabul edilmelidir.
Dava konusu miktarın artırılması suretiyle davanın kısmen ıslahı ile ek dava bazı yönlerden benzerlik gösterse de, esas itibariyle farklı müesseseler olduklarından ıslahla ilgili sorunların yine ıslah müessesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla kısmi ıslahla ortaya çıkan hukuki sorunların ek dava müessesi ile çözümlenmesi her zaman doğru olmaz. Bu bağlamda temerrüt dolayısıyla faizin başlangıcı ve zamanaşımına ilişkin sorunların çözümü yönünden kısmi ıslah ile ek dava paralellik göstermekte ise de, ek davada faize karar vermek için talep şartı kısmi ıslahta aranmamalıdır. Başka bir anlatımla, dava dilekçesinde faiz istenmiş olması kaydıyla, miktar artırmak suretiyle yapılan kısmi ıslahta ayrıca faiz istenmesi gerekmez.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş olup, ıslah dilekçesinde ayrıca istemesine gerek olmadığından, ıslahla artırılan miktara da faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece talep bulunmadığı gerekçesi ile faiz yönünden hüküm kurulmamış olması doğru olmamıştır. Mahkeme kararının bu yönden de bozulması gerektiği gerekçesi ile sayın çoğunluğun sadece işe başlatmama tazminatından kesilen vergi nedeniyle kararın bozulması yönündeki görüşüne katılamıyorum.
MADDİ HATA DÜZELTME ŞERHİ
Dairemizin yukarıda yazılı olan esas ve karar sayılı kararımızın SONUÇ kısmında “aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine” kısmı ile harç şemasının sehven yazıldığı anlaşıldığından bu kısımların ilamdan çıkartılarak yerine “davacıdan fazla alınan 284,30 TL’nin ilgiliye iadesine davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, 15/05/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.” cümlesinin yazılmak suretiyle maddi hata 04.10.2012 tarihinde düzeltilmiştir.