Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/3490 E. 2012/24027 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3490
KARAR NO : 2012/24027
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalı tarafça Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2008/15690 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, ancak takibin kötüniyetli olduğunu, iptali gerektiğini, davalının 05/12/2008 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, cevabi ihtarname ile kuruma çalışmak için gerekli belgeleri vermediği için işçiye verilen çekin ödenmediğinin bildirildiğini, bahse konu çekin taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesine istinaden davalıya verilen çek olduğunu, şirketin aylık 18.000,00 TL ücretle iş sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının ilk ay ücreti olan bedeli peşin aldığı halde edimlerini yerine getirmediğini, öyle ki doktorluk mesleği ile ilgili hiç bir belgeyi şirkete sunmadığını, maaş karşılığı çeki aldığını ve Ağrı ilini terk ettiğini, takibe konu çekin taraflar arasındaki iş sözleşmesine istinaden davalıya verildiğini belirterek, davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2008/15690 esas sayılı icra takibinin iptaline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, icraya konu çekin müvekkiline maaş karşılığı verildiğini, davalı işyerinin müvekkilinin kayıtları ile açıldığını, çekin hizmet sözleşmesinin eki olduğunun belirli olduğunu, tüm belgeleri ibraz ettiğini, ilgili belgelerin Ankara 28. Noterliğince davacıya teslim edildiğini, ayrıca dahiliye uzmanlığı diploması ile davacının ruhsat işlemlerinin tamamlandığını, bu sebeple adı konan çekin işleme konmasından önce yaptığı bir işlem olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye göre tüm belgeleri ibraz edip işe başlamasına rağmen hak ettiği ücretin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 01/11/2008 başlangıç tarihli bir yıllık süreli iş sözleşmesi ile tarafların ücretlerin peşin olarak çekle ödeneceği yönünde anlaştıkları, yapılan sözleşmeye göre davalının davacı işverene ait hastanede doktor olarak çalışmayı, buna karşılık davacı işverenin de 18.000 TL aylık ücret ödemeyi taahhüt ettikleri, sözleşmenin imzalanması ile birlikte davacının ücreti karşılığı olarak dava konusu çeki tanzim edilip davalı işçiye verdiği, yerleşik içtihatlara göre çalışmanın varlığının ispatının işçiye, çalışma karşılığı hak edilen ücretin ödendiğinin ispatının da işverene ait yükümlülüklerden olduğu, davalı doktorun sözleşmeyle taahhüt edilen hizmet borcunu yerine getirdiğini ispat edemediği, tersine davalının hastanede hiç çalışmadığının davacı tarafça dinletilen tanık anlatımlarıyla kanıtlandığı, bu durumda davacı ile davalı doktor yönünden çekin keşidesine sebep olan çalışma ediminin çekin lehdarı tarafından yerine getirilmediği, takibe konulan çek karşılığı bir borç bulunmaması sebebiyle takibe yapılan itirazın da yerinde bulunduğu gerekçesiyle, takip konusu çek karşılığı davacının borçlu bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline ve inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Doktor olan işçinin yazılı iş sözleşmesi gereği peşin olarak alması gereken ücret alacağını içeren çekin karşılıksız çıkması üzerine iş sözleşmesini feshetmesi ve çeki takibe koyması üzerine açılmış menfi tespit davasında, işçinin işyerinde iddia ettiği süre ile çalışıp çalışmadığı uyuşmazlık konusudur. Mahkemece davalı işçinin çalışma edimini yerine getirmediği kabul edilmiş ise de, yargılama sırasında toplanan deliller bu konuda hüküm vermeye yeterli değildir.
Öncelikle davacı işveren yetkilisi ve davalı işçi usulüne uygun şekilde isticvap edilmeli, takibe konu çekin hangi ayın ücreti karşılığı verildiği, işçinin işyerinde fiilen çalışması bulunup bulunmadığı açıkça sorulmalıdır. Ardından ilgili resmi merciler nezdinde, işyerinin ne zaman açıldığı, bu hususta gerekli belgeleri davalının işverene verip vermediği netleştirilmelidir. Bu arada İl Sağlık Müdürlüğü’ne de yazılarak, davalı işçinin işyerinde çalışmasının kayıtlara geçirilip geçirilmediği araştırılmalıdır. Bunun yanında davacı işverene ait hastanenin kayıtları da getirtilerek, uyuşmazlık konusu dönemde işçinin çalışmasının yer alıp almadığı belirlenmelidir. Tüm bu hususlar kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlendiğinde, diğer delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca varılmalıdır. Yazılı şekilde eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.