YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3492
KARAR NO : 2012/24043
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı Kurum davalı işyerinin iş sözleşmesini feshettiği işçiler için vermesi gereken işten ayrılış bildirgelerini süresi içinde düzenleyip vermediğinden uygulanan idari para cezasının davalıya tebliğ edildiğini, kesinleşen para cezasını için icra takibine geçildiğini davalının cezanın ¼ oranındaki kısmını yatırarak takibe itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı idari para cezasının tebliğinin işyerine yapılmadığını, durumdan icra takibi üzerine haberdar olduklarını ve peşin ödeme indiriminden yararlanarak ödemede bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacı tarafından usulüne uygun yapılan bir tebliğ olmadığından idari para cezasının kesinleşmediğini kesinleşmeyen para cezası için de icra takibi yapılamayacağından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4447 sayılı İşsizlik sigoratsı Kanunun 48. maddesine göre, 51. maddesi uyarınca iş sözleşmesi feshedilen işçiler için işverenin onbeş gün içinde Türkiye İş Kurumuna işten ayrılış bildirgesi verilmesi gerektiği belirtilmiş ve 54 maddenin b. bendinde belirtilen sürede işten ayrılış bildirgesinini verilmemesini idari para cezası yaptırımına bağlamıştır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi uyarınca “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri” iş mahkemeleridir. Göreve ilişkin hususlar kamu düzenine ilişkin olup her aşamada resen dikkate alınması gerekir.
Uyuşmazlık davalı ile davacı … arasında yasadan doğan bir işlemin işveren davalı tarafından süresinde yerine getirilmemesi sebebiyle uygulanan idari para cezası ve kesinleşmesi durumunda bu ceza sebebiyle yapılan takibe karşı yapılan itiraz üzerine açılan davalarda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasındadır. Dava konusu edilen olayda 5521 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan 1. maddesinde belirtildiği şekilde iş mahkemelerini görevli sayan bir hukuki durumun bulunmadığı açıktır. Uyuşmazlık konusu kurum alacağı olduğundan 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu’nun 20/son maddesi uyarınca genel mahkemeler görevlidir. Davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Davaya genel mahkemelerde bakılması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.