YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3498
KARAR NO : 2012/24046
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla mesai, hafta tatili ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı işverence haklı bir neden olmadan sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, izin ücreti, genel tatil ve hafta tatil ücretlerinin davalıdan tahsilinin istemiştir.
Davalı işveren, davacının 1994 yılında askere giderken kıdem tazminatının ödendiğini, işyerini izinsiz terk ederek devamsızlık yaptığından haklı gerekçe ile iş sözleşmesinin feshedildiğini koşulları olmayan diğer alacak isteklerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece işveren tarafından sözleşmenin feshedildiği gerekçesi ile davacının alacak istemlerinin bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı işyerinde 01.01.1988 tarihinde işe girdiğini beyan etmiş ise de hizmet cetveline göre davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının 01.11.1990-05.09.1994 ve 01.05.1998-01.11.2008 tarihleri arası olduğu bu iki çalışma dönemi arasında davacının başka bir işyerinde 01.10.1997-02.01.1998 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinde davacı tanıklarının beyanları dahil davacının 01.01.1988-01.11.1990 tarihleri arasında çalıştığı konusunda hiçbir somut delil sunulmaması karşısında sadece soyut kalan davacı beyanına göre bu sürenin hizmetine katılarak alacaklar konusunda değerlendirilmesi hatalıdır.
3-Dosya içeriğine göre davacının askere gitmek için 05.09.1994 tarihinde işten ayrıldığı sabittir. 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre askerlik görevi nedeniyle işten ayrılma durumunda kıdem tazminatının hak kazanılacağı açıktır. Ancak davacının askerden döndükten sonra dava dışı başka bir işyerinde 01.10.1997-02.01.1998 tarihleri arasında çalışmasının bulunmasına göre davacının askerlik öncesi iş ilişkisini davalı ile sürdürmediği bu nedenle kıdem tazminatı açısından her iki dönem hizmetlerin birleştirilerek bir bütün olarak değerlendirilmesinde tarafların ortaya koydukları iradeye göre imkan bulunmamaktadır. Askerlik nedeniyle işten ayrılma nedeniyle kıdem tazminatını davacı hak etmiş olsa da artık işten ayrıldığı 05.09.1994 tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi doluğundan askerlik öncesi dönem için kıdem tazminatına hükmedilemeyecektir.
4-Gerekçeli kararın hüküm kısmında bürüt olarak hesaplanan 994,00 TL bayram tatil alacağı hakkında karar verilirken; 500,00 TL’na dava tarihinden kalan kısmı asıl alacak miktarını da aşacak şekilde 985,35 TL gösterilerek bu miktara da ıslah tarihinden faiz yürütülmek sureti ile hatalı hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir ve sonrası hizmetlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Çünkü tanık davalı askerlik cam imalatı işyerinde paketleme işinde çalışan davacı hakkında tutulan 18.07.2009 tarihli tutanakta davacının diğer çalışanı darp ettiğinin belirtildiği, dava dilekçesine göre de bu olay nedeniyle işten 20.07.2009 tarihinde çıkarıldığı hususu davacının kabulünde olduğu, böylece fesih işleminin altı günlük hak düşürücü sürede yapıldığının anlaşılmasına göre mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Fesih konusu olay hakkında ise dinlenen davacı tanıklarının bilgi ve görgüsünün bulunmadığı, görgü ve tutanak tanıkları olan davalı tanıkları ise davacıya daha önce camları oradan geçenlere zarar verdiğinden çalışma alanı dışındaki yere konulması için uyarıldığı halde, davacı ve vardiyadaki diğer arakadaşları bu talimatı yerine getirilmediğinden en son olay günü şefin bu nedenle sinirlenerek camları yere atarak kırması ve kızması üzerine bundan alınan davacının, şefi darp etmek üzere üzerine yürüdüğü ve kavga ettiğini beyan ettikleri görülmüştür. Tutanak içeriğini doğrulayan bu beyanlara göre davacının daha önce verilen görevi yapmadığı gibi bu konuda uyarıda bulunana şefin üzerine yürüyerek onunla kavga etmesi ve 4857 sayılı Kanun’un 25-2 maddesinde düzenlenen sataşma kapsamında değerlendirilerek iş sözleşmesinin haklı nedenle fesh edildiğinin kabulü gerekir. İş sözleşmesinin işverence feshinin haklı olduğunun değerlendirilmesine göre de davacın kıdem ve ihbar tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.