YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3690
KARAR NO : 2012/23833
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin haksız fesh edildiğini, 2003 yılından sonra fazla mesai ücreti ödenmediği gibi kıdem tazminatının da geç ödendiğini belirterek fazla mesai ücretinin ve kıdem tazminatı faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının üst düzey yönetici olduğunu, bu sebeple fazla mesai yapamayacağını, mesailerini kendisinin ayarladığını, kıdem tazminatı yönünden de şirketin temerrüde düşürülmediği için faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının üretim müdürü olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesh edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıda belirtilen bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai ücret talebi yönünden talebin aşılıp aşılmadığı ve davalının ıslah dilekçesindeki zamanaşımı definin hesaplamalarda dikkate alınıp alınmayacağı hususlarında uyuşmazlık vardır.
3-Somut olayda davacı 20.05.2009 tarihli dilekçesinde; 2003 yılına kadar fazla mesai ücretlerini aldığını, talebinin sonraki tarihlere ilişkin olduğunu açıkça belirtmesine rağmen bilirkişi tarafından tüm hizmet süresi için yapılan fazla mesai hesabı sonucu dikkate alınarak hüküm kurulması hatalıdır.
4-Davalı vekili ıslah dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmasına rağmen bu hususun dikkate alınmaksızın hüküm kurulması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.