Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/5278 E. 2012/26016 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5278
KARAR NO : 2012/26016
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalı işverene ait işyerinde 02.06.2003-04.02.2008 tarihleri arasında mali ve idari işler müdürü olarak çalıştığını, istifaya zorlandığını, mali sıkıntı içinde bulunan müvekkilinin davalı şirketten 13.753,44 TL’lık ödeme alarak ibranamesini ve istifa dilekçesini baskı altında imzaladığını, irade dışı imzalanan bu belgelerin davalı şirket tarafından yapılan fiili bir haksız fesih sonucu oluşturduğunu … sürerek, fazlaya dair talepleri saklı kalmak üzere 500,00 TL kıdem tazminatı, 500,00 TL, 500,00 TL ihbar tazminatı, 100,00 TL yıllık izin ücreti, 500,00 TL fazla mesai ücreti, 400,00 TL ücret alacağının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının mali işler müdürü olarak görev yaptığını, son aylık brüt ücretinin 4.020,00 TL olduğunu, 09.01.2008 tarihinde davacının sorumluluğunda bulunan kasada genel müdür tarafından yaptırılan sayımda yüksek miktarda kasa açığı bulunduğunu, şirket kayıtlarında denetçiler marifetiyle yapılan incelemeler neticesi düzenlenen iç denetim raporunda davacının şirket kayıtları üzerinde oynamalar yaptığı kasadan aldığı paraları farklı hesaplara transfer ettiği, kendi banka hesabına da bir miktar para aktardığının tespit edildiğini, feshin bu sebeple geçerli sebeple yapıldığını, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek işyeri tarafından fesh edildiği, dinlenen tüm tanık beyanları işyeri kayıtları ve yapılan ödeme belgelerine göre ödenen miktarların indirilmesinden sonra bakiye kıdem tazminat alacağının bulunmadığı, ihbar tazminatı olarak 5262,05 TL, yıllık ücretli izin alacağı 402,00 TL alacağı kaldığı, davacının üst düzey yönetici olması sebebiyle kendi mesailerini kendisi ayarlabilme yetkisine sahip olduğundan fazla mesai alacağı bulunmadığı, ücret alacağı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği … sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşyerinde en üst düzey konumda çalışan işçinin görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir yönetici ya da şirket ortağı bulunması durumunda, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden kanuni sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Dosya içeriğinden, davacının, davalıya ait işyerinde 02.06.2003-04.02.2008 tarihleri arasında arası dört yıl sekiz ay iki gün brüt 4.020.00 TL, … 2.880.33 TL ücretle mali ve idari işler müdürü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence tazminatlar ödenerek geçerli sebeple feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yirmisekiz günlük yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu, işverence yapılan ödemelerin mahsup edildiği, bölgelerdeki birçok şubenin müdürlüğünün tek kişi tarafından yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu sebebiyle ücret talebinin yerinde olmadığı, davacının Genel Müdüre bağlı olarak çalıştığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının fazla çalışma ücreti talebi mahkemece, davacının üst düzey yönetici olduğu, alt birimlerde çalışanların maaşları ve işe alımları konusunda yetkili olduğu, yüksek maaş aldığı, ikramiye aldığı, çalışmasının günlük mesai saatleri içinde olduğunun düşünülmesi gerektiği, fazla çalışma ücretinin mevcut ücreti içinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilerek reddedilmiş ise de, tanık beyanlarından davacının Genel Müdüre bağlı olarak, Genel Müdürün talimatları doğrultusunda çalıştığı anlaşılmış olup, işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir yönetici ya da şirket ortağı bulunması durumunda, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceği, kanuni sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma talep hakkı doğacağı, davacının talebinin buna göre değerlendirilmesi ve fazla çalışma olup olmadığının tesbit edilmesi gerektiği düşünülmeden yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.