Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/6211 E. 2012/26942 K. 30.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6211
KARAR NO : 2012/26942
KARAR TARİHİ : 30.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, izin, fazla çalışma, genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı defiinde bulunarak davacının ihtarnameye rağmen işe gelmemesi sebebi ile iş sözleşmesinin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda fazla mesai konusunda mahkemece işyeri kayıtlarına göre yapılan birinci seçenekteki hesaplama kabul edilmiştir Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının haftanın altı günü sabah 08.00- akşam 18.30 arası on buçuk saat çalıştığı bir buçuk saat ara dinlenme düşülerek haftada dokuz saat fazla mesai yaptığı Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre işe girdiği 20.03.2003 tarihinden iş sözleşmesinin sona erdiği 26.07.2010 tarihleri arasında 18.717,83 TL, fazla mesai hesaplanmıştır. 27.09.2011 tarihinde alacakların Bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafından ıslah edilmesi üzerine mahkemece ek rapor aldırılmadan re’sen hesaplama yapılmış ise de ıslah tarihi 20.09.2011 olarak gerekçede hatalı belirtilmiştir.
Fazla mesai ile ilgili olarak talep edilen tüm süre üzerinden hesaplama yapılmalı (20.03.2003- 26.07.2010 ) zamanaşımı defi dikkate alınarak davanın açıldığı 21.12.2010 tarihinden geriye doğru beş yıl giderek (21.12.2005-26.07.2010 arası ) fazla mesai hesaplanmalı, ilk talepte yer alan 3.500,00 TL’nın içinde kalan miktar belirlendikten sonra ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulduğu için 27.09.2011 tarihinden geriye doğru beş yıllık süre için (27.09.2006- 26.07.2010 arası ) fazla mesai hesaplanmalı, 21.12.2005- 27.09.2006 arası dönemde bulunacak rakamdan zamanaşımına uğrayan alacaklar düşüldükten sonra bulanan bakiye miktar üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerekir. Bu hususta bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama yapılarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.