YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6221
KARAR NO : 2012/26112
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı-karşı davalı maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine; davalı-karşı davacı kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı, fazla mesai, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, asıl dava ve karşı davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı karşı davacılar … ve … avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müdür ve öğretmen olarak çalışan kırkdokuz davalı hakkında tek dava dilekçesi ile birlikte dava açarak davalıların toplu olarak işi bıraktıklarını ve okulun yeni kayıt döneminde davalı aleyhine çalıştıklarını belirterek dava dilekçesinin fesih bildirimi olarak kabul edilip, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Bir kısmı karşı davacı da olan davalılar, davaların birlikte görülmemesi gerektiğini, feshin haksız olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücretini talep ederek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle fesih durumunun 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2. maddesinde düzenlendiğini, davacının bu hakkını doğrudan kullanması gerekirken, dava yolu ile fesih bildiriminde bulunmasında hukuki yararın bulunmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine, karşı davacıların davası yönünden ise henüz iş sözleşmesi feshedilmediğinden kıdem ve ihbar tazminatlarını isteyemeyeceklerinden, diğer alacaklar yönünden de 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesine göre sözleşmeyi feshetme hakları alacaklılar bulunduğundan hukuki yararları bulunmadığından dava şartları oluşmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilecek hükmün etkisi bakımından mecburi dava arkadaşlığı, maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı ve şekli (usûlî) bakımdan mecburi dava arkadaşlığı olarak ikiye ayrılmaktadır. Maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı, maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte … sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi zorunlu hallerde söz konusu olur(6100 sayılı HMK.m.59). Şekli (usûlî) bakımdan mecburi dava arkadaşlığı ise kanunun özel hükümleri ve davanın niteliğinden kaynaklanan, birden fazla kişiye karşı dava açılmasının ve yürütülmesinin zorunlu olduğu hallerde oluşan dava arkadaşlığına denir(… …./… …/…….. Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, Ankara 2011, s.223). Somut olaydaki davalıların iş sözleşmelerinin fesih sebebi genelde aynı ise de bu davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu göstermez. Her bir davalının ayrı iş sözleşmeleri ile çalıştıkları, iş sözleşmelerinin eylemli olarak dava tarihinden önce feshedilip edilip edilmediği her bir çalışan açısından ayrı ayrı incelenmesinin gerektiği, karşı davalardaki isteklerin feshe bağlı hakları içerdiğinden öncelikle fesih durumun aydınlatılması ve sayı bakımından kırkdokuz davalı hakkındaki davanın tek dosya üzerinden yürütülmesinde daha sağlıklı sonuca ulaşılacağı beklenemeyeceğinden davaların tefrikine karar verilerek her davalı açısından ayrı ayrı yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm kurulmak üzere kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.