Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/6341 E. 2012/26151 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6341
KARAR NO : 2012/26151
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde aşçı olarak çalıştığını, ücretinin aylık … 1.500,00 TL olduğunu, ancak 08.01.2009 tarihinde maaş indirimi yoluna gidildiğini ve müvekkilinin bunu kabul etmediğini söylemesi üzerine işten çıkartıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı yanında diğer işçilik alacaklarının alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının asılsız olduğunu, ücret indiriminin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, işçinin devamsızlık yaptığını, 13.01.2009 tarihli ihtarla işe dönmesinin istendiğini, davalı işyerinden ayrıldıktan hemen sonra resmi kurumda işe girdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosyada bulunan iş müfettişi raporu ile bunu destekleyen yeminli tanık beyanına göre davacının sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği, ancak işverenin fesih açısından haklı sebebe dayandığını ispat edemediği, böylece davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre,
davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi hususu uyuşmazlık konusudur. Davacı, işverenin ücret indirimine gittiğini, kabul etmemesi üzerine işine son verdiğini iddia etmiştir. Davalı ise, işçinin kamu kurumunda iş bulduğu için kendisinin sözleşmesini feshettiğini savunmuştur.
İşçinin başvurusu üzerine düzenlenmiş olan bölge çalışma müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda, sözleşmenin işverence feshedildiği tespiti yapılmış ise de, raporda bu belirlemenin somut dayanakları gösterilmemiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, fesih sebebini davacıdan duymaya dayalı olarak işveren tarafından çıkartıldığı şeklinde aktarmıştır. Oysa davalı tanıkları, davacının çalışırken bir kamu kurumuna girmek için başvuruda bulunduğunu, sonucunu beklediğini, haber gelincede işten ayrıldığını ifade etmiştir. Bilindiği üzere belirtilen kamu kuruluşunda işe başvurulması, yapılacak bir güvenlik soruşturmasını gerektirmektedir. Davalı tanık anlatımları ve Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm cetvelindeki kurumda işe giriş tarihi bu hususu doğrulamaktadır. Davacınında ücretinin düşürüldüğünü kanıtlayamaması karşısında, iş sözleşmesini kamuda iş bulması sebebiyle kendisinin feshettiği anlaşılmaktadır. İş sözleşmesini haklı sebep bulunmaksızın kendisi fesheden işçi kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkına sahip değildir. Söz konusu isteklerin reddi gerekirken, yazılı şekilde hatalı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.