YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/663
KARAR NO : 2012/15751
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde distribütör yöneticisi olarak çalıştığını, 04.09.2010 tarihinde müvekkilinin izin almaksızın işbaşı yapmadığı gerekçesi ile iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, şirketin genel müdürünün imzası ile yayınlanan 26.08.2010 tarihli genelgede belirtilen tarih aralığında idari personelin izinli olduğunun belirtildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının Ege bölge müdürlüğüne bağlı olarak distribütör yöneticiliği kadrosunda çalıştığını, 27.08.2010-02.09.2010 tarihleri arasında amirinden izin almaksızın ve işyerine her hangi bir bildirim yapmaksızın işbaşı yapmaması sebebi ile iş sözleşmesine son verildiğini, fesih işleminin şekil şartına uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, re’sen dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi tarafından noter aracılığı ile işverene gönderilen ihtarnamede iş sözleşmesinin feshinin sözlü olarak bildirilmesi üzerine görüşmek maksadı ile şirket merkezine davet edildiğini, aynı şekilde burada da iş sözleşmesinin feshedildiğinin bildirilmesi üzerine çalıştığı yere dönerek kendisinde bulunan demirbaşları da teslim ettiğini 27.08.2010 tarihinde davalı işveren bildirdiği, davanın ise 01.10.2010 tarihinde açıldığı, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.