YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6779
KARAR NO : 2012/18457
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, daralan piyasa gereği alınan işletmesel karar nedeniyle iş sözleşmesinin geçerli nedenle fesh edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda davalı şirketin herhangi bir teşebbüste bulunmadığı, feshe son çare olarak bakılmadığı, fesihten önce son çare ilkesine uyulduğuna dair davalı tarafça hukuken geçerli delil belge sunulmadığı ve usulünce kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkânlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davalı işverenlikte 10 bölgede bulunan teknik operasyon departmanın kapatılmış olduğu ve davalı işverenlikçe yapılan değerlendirmeler neticesinde uygun niteliklere uygun olan bazı personellerin başka departmanlara naklinin yapıldığı, kıyaslandığı diğer personellere göre nitelikleri uygun bulunmayan daha az uygun olan davacının iş sözleşmesinin feshedildiği, dolayısıyla İstanbul Genel Merkezde oluşturulan teknik operasyon departmanına da yeni işçi alımı yapılmayarak nitelikleri uygun personelin şirket içi departmanlardan nakledildiği, iş sözleşmesi feshinin son çare olması gerektiği ilkesine uygun ve tutarlı bir şekilde işverenin aldığı kararları uygulamaya koyduğu sübut bulmakla iş sözleşmesi fesih bildiriminde belirtilen fesih sebebinin geçerli olduğu olduğu anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 970,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.