YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6972
KARAR NO : 2012/26987
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, ilave tediye ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili davacının izinsiz kazı yapmak suçundan 12/11/2009 tarihinde tutuklanıp 14/01/2010 tarihinde ise tahliye olduğunu, sonuç itibariyle davacının tutukluluk süresinin 40 günü geçmiş olduğunu, tutukluluk süresinin kırk günü aşması sebebiyle 24/12/2009 tarihinde iş sözleşmesini işveren … Orman İşletme Müdürlüğünün feshettiğini, davacının tutuklu kaldığı süre içinde ücretsiz izinli sayıldığını, yapılan feshin haksız olduğunu davacının Toplu İş Sözleşmesine dayanarak 15/01/2010 tarihinde iş için müracaatta bulunduğunu atamasının ise 18/05/2010 tarihinde yapıldığını, davacının atamasının dört ay gibi bir süre geç yapıldığını, bu sebeple de bu süre içerisinde mahrum kaldığı ücret, ikramiye ve ilave tediye sebebiyle mağdur olduğunu ve 2.000,00 TL tazminata dava tarihinden işleyecek kanuni faizi ile hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili davacının tutuklu kaldığı sürenin kırk günden fazla olması sebebiyle gerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun, gerekse Toplu İş Sözleşmesinin hükümleri doğrultusunda davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının başvurusu üzerine en makul sürede işe tekrar başlatıldığını, davacı her ne kadar kendisine ihbar öneli tanındığını, ihbar öneli süresi dolmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini belirtmiş ise de davalı işverenin davacıya ait iş sözleşmesini haklı sebebe dayanarak önelsiz olarak feshetme şartları oluşması sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iş sözleşmesinin münfesih sayılmasında davalı kuruma atfı kabil bir kusurun bulunmayışı, davalının davacının iade talebini beş gün içinde Orman Bölge Müdürlüğüne göndermesi ve buradan Maliye Bakanlığı ile gerekli yazışmaların yapılmasının belirli bir zaman sürecini kapsadığı davacının hizmetine ihtiyaç duyulduğunda kendisinden önce herhangi bir alımın yapılmadan kendisinin işe iade edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, talep edilen alacak miktarının reddedilen kısmı itibariyle davalı lehine nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu avukatlık ücretine hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasına “Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 240,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.