Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/7190 E. 2012/21740 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7190
KARAR NO : 2012/21740
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti hafta tatili ücreti ve genel tatil ücretinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.10.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara … kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini, açılan işe iade davasının kabul edildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine müvekkilinin davalı şirketten işe iade talebinde bulunduğunu, davalı şirketin ise …’de mukim işçiye Düzce ilinde iş teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin bu teklifi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca reddettiğini belirterek işe başlatmama tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işe iade davasının kabul edilmesinden sonra kendisine Düzce ilinde çalışmasının teklif edildiğini, ancak davacının bunu kabul etmediğini, inşaat şirketi olan işverenin davacının çalışmış olduğu ihalenin tamamlanması sebebiyle … ilinde işinin kalmadığını, bu sebeple davacıya Düzce’de çalışmayı teklif ettiklerini, ancak davacının teklifi kabul etmediğini, davacının bu durumda taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kesinleşen işe iade kararının ardından yaptığı kanuni süresindeki başvuruya rağmen, işverence eski şartlarda eski işine iade edilmediği gerekçesiyle alacak hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Aynı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre işveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde feshin geçersizliği davasında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları ödenmelidir.
İşçi işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları yanında işgüvencesi tazminatını da talep etmeye hak kazanır.
Somut olayda, davacının geçersiz sayılan fesih öncesi çalıştığı … ilinde işverenin üstlenmiş bulunduğu inşaat işinin kesin kabul ile sona erdiği sabittir. Davacının …’de işe başlatılması imkanı bulunmadığına göre, davalı işverenin davacıyı işe başlatmamış sayıldığı kabul edilmemelidir. Bu durumda işveren boşta geçen süre ücretinden sorumlu olur ise de, işe başlatmama tazminatından sorumlu tutulamaz. Mahkemece işe başlatmama tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.