Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/7295 E. 2012/26821 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7295
KARAR NO : 2012/26821
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 20.11.1999 tarihinden itibaren 31.03.2006 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, işyerinde iş kazası geçirip yaralanması üzerine davalı tarafça önceden ihbarda bulunulmadan ve kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı ödenmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş kazası geçirdikten sonra iyileşmesine kadar sigortasının devam ettirildiğini ve ücretinin ödendiğini, davacının işe başlamayıp emeklilik için uğraştığını ve bölge çalışma müdürlüğüne şikayet dilekçesi verdiğini, bu suretle kendi iradesi ile işe gelmediğinden kıdem ve ihbar tazminatı haklarının doğmadığını, manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının geçirdiği iş kazası sonucu işçilik hak ve alacaklarını talep ettiği, sonuç alamayınca işveren hakkında bölge çalışma müdürlüğüne şikayette bulunduğu ve işçinin bu şikayetinin iş sözleşmesini feshetme iradesini ortaya koyduğu, işverenin sigorta primleri bir gün göstermek suretiyle ve müfettişlerce yapılan incelemelerde işçinin çalışmak için müracaatı halinde çalıştırabileceklerini beyan etmesi, işçinin iş kazası sonucu işe gelmediği günlerde sigorta primlerini tam gün üzerinden yatırması karşısında işçiyi işten çıkarma ve fesih iradesinin bulunmadığı, davacının ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden herhangi bir alacağı olmadığının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından tespit edildiği, bu yönüyle ücreti ödenmeyen işçinin haklı sebeple fesih imkanı olmasına rağmen somut olayda bu durumun da mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçinin davalı işyerinde çalışırken 17.10.2005 tarihinde iş kazası geçirdiği, 08.01.2007 tarihinde bölge çalışma müdürlüğüneverdiği dilekçe üzerine yapılan tahkikat üzerine düzenlenen 27.03.2007 tarihli inceleme raporunda iş kazasının işveren tarafından ilgili kuruma bildirilmediği, davacı işçiye ücretinin 31.03.2006 tarihine kadar ödenmeye devam edildiği anlaşılmaktadır. Davacı dilekçesinde iş kazası nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldığını belirtmişse de geçirdiği iş kazasından sonra rapor alıp almadığı hususunda dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusunun açıklığa kavuşturulması yönünden davacının geçirdiği iş kazasından sonra rapor alıp almadığı araştırılarak, almışsa örneğinin celbedilerek ne kadar süre ile rapor aldığı belirlenmeli bundan sonra tüm deliller yeniden değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.