Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/857 E. 2012/13760 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/857
KARAR NO : 2012/13760
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren iş sözleşmesinin davacının çalıştığı birimin kapatılması ve davacıya uygun bir pozisyon bulunamaması nedeniyle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin son çare olduğu ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
Somut olayda, davacıya 01.04.2011 tarihinde yıllık iznini kullandıktan sonra ihbar önelini de kullanabileceği belirtilmek suretiyle ilk fesih bildirimi yapılmıştır. Bu bildirimden sonra davacı 05.04.2011 tarihinde işçilik alacaklarına ilişkin dava açmıştır.
21.04.2011 tarihinde de davacı izinden döndükten sonra davalının iddia ettiği hakarete ilişkin olay olmuştur. Bu durumda davacının, iş sözleşmesinin feshedildiğini 01.04.2011 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekir. Bu tarihten sonra davacının yıllık iznini kullanması sonucu değiştirmemektedir. Mevcut işe iade davasının 12.05.2011 tarihinde açıldığı dikkate alındığında davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açıldığının kabulü mümkün olmayıp davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.