Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/8641 E. 2012/28620 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8641
KARAR NO : 2012/28620
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ile ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya ait … yerinde 26.08.1995-01.05.1998 ve 05.11.1999 -03.05.2010 tarihleri arasında çalıştığını, … sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, 2010 yılı Nisan ayı ücretini ödemediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının … sözleşmesinin devamsızlık haklı sebebine dayalı feshedildiğini, hak kazandığı yıllık izinlerin kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki … sözleşmesinin ücretinin ödenmemesi sebebi ile davacı tarafından haklı sebebe dayalı feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı tarafça temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle … sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği konusu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı … Kanunu’nun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın … Kanunun’un 14 üncü maddesinin aksine, 4857 sayılı Kanun’da ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu … sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir.
Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür. 4857 sayılı Kanun’da ücretinin yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda, işçinin … görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği düzenlenmiştir.
Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar … görme edimini yerine getirmekten kaçınması, … ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı sebebe dayanarak … sözleşmesini feshetme … da bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı fesih ihbarnamesinde, Mart ve Nisan ayı ücretinin ödenmemesi sebebi ile … sözleşmesini feshettiğini bildirmiştir. Dava dilekçesinde ise Nisan ayı ücretinin ödenmediğini belirtmiştir. Davalı vekili delil listesinde davacıyı ait ücretlerin bankaya yatırılarak ödendiğini belirterek davacının banka hesap hesap numarasını bildirmiştir. Mahkemece, davacıya ait banka kayıtları celp edilerek fesih tarihi itibari ile davacının Mart ve Nisan ayı ücretlerin ödenip ödenmediği değerlendirilmeksizin, … sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile haklı sebebe dayalı feshettiği gerekçesi ile kıdem tazminatına ve 2010 yılı nisan ayı ücret alacağına hükmedilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık noktası ise, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususundadır.
4857 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinde, … sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için … sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Somut olayda, davalı … veren tarafından dosya içerisine davacının imzasını taşıyan yıllık izin talep formu ibraz edilmiştir. Mahkemece, davacının tüm çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davacının onüç yılın üzerinde kıdemi bulunduğu ve her yıl yeniden aynı formaların davacı tarafından imzalandığı da dikkate alındığında, yıllık izin talep formalarının değerlendirmeye tabii tutulmamış olması hatalıdır. Öncelikle, bu formalara ilişkin davacının beyanları tespit edilmeli gerekirse yemin deliline de başvurularak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.