Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/957 E. 2012/15957 K. 06.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/957
KARAR NO : 2012/15957
KARAR TARİHİ : 06.07.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığı gibi işçinin davranışından kaynaklı fesih nedenine de dayanıldığı halde savunmasının alınmaması, savunma istem yazısıyla fesih tarihi aynı olup savunma için makul süre tanınmadığı, savunma talep yazısı olduğu belirtilen evrakın ise dava tarihiyle aynı tarihte düzenlenip davadan sonra davacıya teslim edildiği gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin davranışı veya yetersizliği ile ilgili bir nedenle feshedilmeden önce hakkındaki iddialara karşı savunma fırsatı verilmelidir. İşçinin zihinsel veya bedensel yetersizliği, arkadaşları veya amirleri ile sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmiş olması gibi durumlarda savunmasının alınması işverenden beklenemez. Keza, 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (II) numaralı bendi şartları gerçekleşmiş ise, işveren buna göre bildirimsiz fesih hakkını kullanırken savunma alma zorunluluğu söz konusu olmayacaktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının emri altındaki işçilere sadece kendisinden emir alınmasını istediği, fazla çalışma yapılmasını istemediği bu nedenle işlerin süresinde yetişmediği dolayısyla firmanın prestij kaybına neden olduğu ve firmayı zarara uğrattığı gerekçesiyle iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmiştir. Haklı nedenle fesih işleminde fesihten önce yazılı savunma alınmadığı gibi savunma alınması zorunluluğu yoktur. Ayrıca davacıdan savunma istendiği halde savunma vermekten imtina ettiği anlaşılmaktadır. Davacının emri altındaki işçilere sadece kendisinden emiri alınmasını istemesi, fazla çalışma yapılmasını istememesi eylemi haklı sebep ağırlığında olmasa da fesih için geçerli sebep oluşturacak niteliktedir. Davacının söz konusu davranışı karşısında davalının, davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceğinden feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 06.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.