YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10053
KARAR NO : 2013/12167
KARAR TARİHİ : 24.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, dava açma süresinin geçtiğini ve iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda; davalı işyerinde reklam direktörü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, 30.09.2012 tarihinde işletme gereği ve ekonomik nedenlerle feshedildiği, ancak fesih bildiriminde fesih nedeninin açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki 30.09.2012 tarihli tutanakta ise; davacının iş sözleşmesinin alınan işletmesel karar neticesinde 4857 sayılı Kanunun 17 ve 18. maddeleri uyarınca 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle feshedildiği, fesih bildiriminin davacıya tebliğ edilmek istendiği, ancak davacının imtina ettiği belirtilmiş, altı Hidayet Selin Elçi ve Niyazi Alkaya tarafından imzalanmıştır. Davacıya 31.10.2012 tarihinde noter kanalı ile gönderilen ihtarnamede ise “4857 sayılı kanunun 17 ve 18 maddeleri uyarınca 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle feshedileceği tarafınıza bildirilmiştir. Ne var ki yazılı bildirimi tebliğ almaktan imtina etmiş olmanız sebebiyle iş akdinizin 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle feshedildiği hususunun bir kez daha ihtaren bildiririz ” yazmaktadır. Söz konusu noter ihtarnamesi davacı tarafından 01.11.2012 tarihinde tebellüğ edilmiş ve işe iade talebine yönelik dava 30.11.2012 tarihinde açılmıştır. Davacının iş sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin bildirimin 30.09.2012 tarihinde davacıya tebliğ edilmek istendiği, ancak davacının tebellüğden imtina ettiği, bu hususun tutanağa bağlandığı ve böylelikle davacının fesih bildiriminden 30.09.2012 tarihinde haberdar olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davacıya sonradan gönderilen noter ihtarında da iş sözleşmesinin 30.09.2012 tarihinde feshedildiği hususunun bir kez daha bildirildiği belirtilmiştir. Bu durumda davanın 30.11.2012 tarihinde açıldığı dikkate alınarak , bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 .-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.