YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10373
KARAR NO : 2013/11914
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, fazla çalışma ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalıya ait işyerinde çalışma süresince fazla çalışma yapılmasına rağmen karşılığının ödenmediğini beyanla, fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının üst düzey yönetici konumunda çalıştığını, fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağını, kaldı ki fazla çalışma yapmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Somut olayda, Mahkemece, tanık beyanlarına itibarla, fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, yazılı işyeri kayıtları araştırılmaksızın, davacının üst düzey yönetici olduğu yönündeki iddia hakkında araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Öncelikle, davalı işverenden işyerindeki çalışma düzenine ilişkin varsa çalışma ve nöbet çizelgelerinin, mesai giriş-çıkış kayıtlarının ve sair puantaj kayıtlarının celp edilmesi gereklidir. Davacının, işyerinde istasyon amiri veya amir yardımcısı olarak çalıştığı dönemler bakımından, çalışma saatlerini kendisinin belirleme yetkisi olup olmadığı hususunda, taraf tanıklarının beyanlarına yeniden başvurulmalı, davalı işverenden varsa personel yönetmeliği, talimatı ve benzeri işyeri uygulamasına ilişkin kayıtlar istenerek incelenmelidir. Ayrıca bir kısım tanıklarca, işyerinde amir veya amir yardımcısı ünvanıyla çalışan işçiler haricindekilere fazla çalışma ücreti ödemesi yapıldığı beyan edilmiştir. Bu kapsamda, davacının işyerinde amir ya da amir yardımcılığı pozisyonları haricindeki görevlerde çalışmasının bulunup bulunmadığının tespitiyle, farklı görevlerde çalışması varsa, bu dönemlerde fazla çalışma ücretlerinin ödenip ödenmediği hususunda, davacı asil 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 169 ve devamı maddeleri uyarınca isticvap olunmalıdır. Neticeten, delillerin toplanılmasının ardından, tüm dosya kapsamı değerlendirmeye tabi tutularak, fazla çalışma ücretlerine hak kazanılıp kazanılmadığı hususunda bir sonuca gidilmelidir.
Kabule göre de, fazla çalışma ücreti prime esas kazançlar içerisinde olup, işçi payına düşen prim kesintilerinin nazara alınmaksızın alacağın net tutarının belirlenerek hüküm altına alınması hatalıdır.
Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi