Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/10771 E. 2013/11441 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10771
KARAR NO : 2013/11441
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra, inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin ücret alacağının ödenmediğini, bu nedenle davalı şirket hakkında icra takibinde bulunduklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, davacının ücret alacağından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talep edilen ücretin ödendiğinin ispat yükü davalı işveren de olmasına rağmen, ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, davacı işçiye verilen taahhütnameye istinaden başlatılan icra takibinin yerinde olduğu bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarı yönünden icra dosyası ile yapılan itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İcra İflas Kanunu 58/3. maddesi uyarınca takip talebinde alacağın Türk parasıyla tutarının belirlenmesi zorunluluğu karşısında ve davacının bu zorunluluk nedeniyle takip talebinde alacağı Türk parası karşılığı belirtmesi nedeniyle icra inkar tazminatının yabancı para üzerinden tahsili yönünde hüküm kurulması hatalı olduğu gibi, davacının ücret miktarı ve davalı şirketin işverenlik sıfatı gibi hususlar tartışmalı olup, alacak miktarı ve davalının sorumluluğu yargılama sonucu belirlendiğinden alacağın likit olduğundan söz edilemez. Bu nedenle icra-inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasından “Ücrete ilişkin alacak likit olduğundan, 6.000,00 USD asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,”rakam ve sözcüklerinin çıkartılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.