Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/11237 E. 2013/12780 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11237
KARAR NO : 2013/12780
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile kötü niyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı … avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı asıl işveren işyerinde, değişen alt işverenler bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma ücretleri alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının yüklenici firma işçisi olduğunu, müvekkilinin ihale makamı konumunda olup işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki dava konusu alacaklara hak kazanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davacının taşeron firmalar değişmesine rağmen belediye işyerinde çalışmasını devam ettirmesi nazara alınarak, belediyenin işçisi sayılması gerektiğini, müvekkili şirketin işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki dava konusu alacaklara hak kazanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu, davalılar arasında geçerli asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı ve bir kısım alacaklara uygulanan faiz başlangıç tarihleri ve oranları noktalarında toplanmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, mahkemece, davalıların ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davacı işçinin tüm çalışma süresi boyunca yıllık izin hakkını kullanmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki, davalı … vekili, yemin deliline de dayanmış olup, mahkemece davalıya, yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmamıştır. Anılan nedenle, yemin deliline dayanan davalı belediyeye, yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonuca göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 225. ve devamı maddeleri uyarınca işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre de, yıllık izin ücreti alacağında, davalıların daha önce temerrüde düşürülmedikleri nazara alınarak, dava edilen miktar için dava tarihinden, ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren kanuni faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde alacağın tamamı için 21.01.2013 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi hatalıdır. Davacı vekilinden, dava dilekçesinde talep edilen toplam miktarın her bir alacak kalemi açısından ayrı ayrı açıklanmasının istenilmesiyle, belirtili şekilde faiz uygulamasına karar verilmelidir.
3-Hüküm altına alınan ihbar tazminatı alacağında, davalıların daha önce temerrüde düşürülmedikleri nazara alınarak, dava edilen miktar için dava tarihinden, ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren kanuni faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde alacağın tamamı için 21.01.2013 tarihinden itibaren kanuni faize hükmedilmesi hatalıdır. Davacı vekilinden, dava dilekçesinde talep edilen toplam miktarın her bir alacak kalemi açısından ayrı ayrı açıklanmasının istenilmesiyle, belirtili şekilde faiz uygulamasına karar verilmelidir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.