Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/11754 E. 2013/16551 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11754
KARAR NO : 2013/16551
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı görev yönünden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı şirkette “müdür” olarak çalıştığını, 05.02.2009-05.3.2011 tarihleri arasında ücretlerinin eksik ödendiğini, 2.500,00 TL ücretle çalışmasına rağmen ödemelerin asgari ücret üzerinden yapıldığını, yapmış olduğu icra takibine davalı tarafça haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının %40’dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirkete müdür olarak atandığını, çalışmasının kimi zaman günde birkaç sürdüğünü, kimi zaman işe hiç gelmediğini, mesai saatlerini kendisinin düzenlediğini, bu koşullarda asgari ücretle anlaşıldığını, ücretlerin tamamının ödendiğini, personel maaşları olmak üzere tüm ödemelerin şirket müdürü olarak davacının onayı ve kontrolünde yapıldığını, iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ücret alacağı kabul edilse dahi işlemiş faizin ancak temerrüt tarihinden sonra istenebileceğini savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı şirkette iş sözleşmesine dayalı olarak değil işveren vekili ve şirketi temsile yetkili müdür olarak çalıştığı ve bu nedenle uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Limited şirketin icra işlerini yapmak ve ortaklığı temsil etmek için ortaklığa müdür veya müdürler atanabilir. Müdür veya müdürler limited ortaklığın ortaklarından seçilebileceği gibi, ortak olmayan kişilerden de seçilebilir (TTK m. 540, 541). Limited ortaklık sözleşmesinde ortaklığın idare ve temsili ayrıntılı biçimde gösterilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla ortaklık işlerini idare ve temsile yetkilidir. Ancak limited şirket ortağı olmayan, ancak müdür olarak atanan kişi 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 449 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 547/1 maddesi kapsamında ticari temsilcidir. Ticari temsilci, Kanun işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir(TBK md. 547/I)” olarak tanımlamıştır. Ticari temsilci ve tacir vekilin temsil yetkilerinin sona ermesine ilişkin EBK md. 456, TBK md. 554 hükümlerinde, taraflar arasında hizmet, ortaklık veya vekâlet sözleşmelerinin olabileceği, ancak bunun sınırlı olmadığı, taraflar arasında başkaca hukuki ilişkilerin de bulunabileceği öngörülmektedir.
Dosya içeriğine göre, mahkemece celbedilen Ticaret Sicil kayıtlarından davacının 03.04.2001-03.04.2011 tarihleri arasında yetkili olarak gözüktüğü, yine davalı şirketin 03.04.2001 ve 9 nolu kararı ile şirketi temsil ve ilzamı hakkında Ortaklar Kurulunca şirket müdürlüğüne dışarıdan davacının atanmasına karar verildiği, bu şekilde davacının iki ortaklı davalı limited şirkette münferiden davalı şirketi temsilen müdür olarak atandığı ve bu görevde olduğu tartışmasızdır. Davacı bu konumu nedeni ile 818 sayılı Borçlar Kanunu, 6098 sayılı Kanun’un belirtilen hükümleri uyarınca ticari temsilcidir. Ticari temsilci yine yukarda belirtilen hükümlere göre hizmet, ortaklık veya vekâlet sözleşmeleri kapsamında çalıştırılabilir. Bu nedenle salt ticari temsilcisi olması, aradaki iş ilişkisini anılan hükümler uyarınca ortadan kaldırmaz. Davacı şirket müdürü ile davalı arasında iş sözleşmesi olduğu tarafların kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş ilişkisi olması nedeni ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca uyuşmazlığı iş mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemece hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.