Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/11763 E. 2013/15113 K. 21.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11763
KARAR NO : 2013/15113
KARAR TARİHİ : 21.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili bankanın Manisa Spil şubesinin iş müfettişleri tarafından 2006-2011 yılları arasında dönemin incelendiğini, bu incelemede bir kısım çalışanların fazla çalışma yaptığının tespit edildiğini ve tespit edilen fazla çalışma ücretlerinin %50 zamlı olarak çalışanlara ödenmesi gerektiği yönünde görüş belirtildiğini, bu tespitin gerçeklere uygun olmadığını, fazla çalışma varsa bu fazla çalışma ücretlerinin yasaya ve sözleşmeye uygun olarak ödendiğini, davacı banka ile Basısen sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde haftalık kırk saati aşan çalışmaların fazla çalışma olduğu ve sendika üyelerine kanun gereği ikiyüzyetmiş saatten fazla çalışma yaptırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiğini, çalışanların günlük çalışmalarının mesai takip fişlerinden sisteme girilerek varsa fazla çalışmaların tespit edildiğini, yetkilinin onayıyla bu fazla çalışmaların ücretlerinin ödendiğini, yapmakla ödevli bulunduğu işlerin günlük mesai saatleri içerisinde bitiremeyenlerin mesainin bitiminden sonra şubede kalarak zaman geçirmesinin fazla çalışma tanımı içersinde yer almadığını, bankada saat 18.00’den sonra çalışma yapılmadığını belirterek iş müfettişinin fazla çalışma yapıldığı yönündeki inceleme ve teftiş tutanağının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı işyerinde inceleme yapan iş müfettişinin haftanın beş günü 09.00-19.00 saatleri arasında çalışma olduğunu tespit ettiğini, bu tespitin kanuna ve delillere uygun olduğunu, itirazın yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, …’nün 08/09/2011tarihli B.13.4.BÖM.1.13.00.00/667/17086 sayılı raporun iptaline, karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kanuni dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 3/2. maddesidir. 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi aynen “Bu Kanun’un 2. maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” hükmünü içermektedir.
Kanun’un açık hükmü karşısında mahkemenin 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi çerçevesinde düzenlenen iş müfettiş raporuna karşı yapılan itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi uyarınca kesin olduğundan davalı vekilinin temyiz istemlerinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.