YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11889
KARAR NO : 2013/15707
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, Bursa Büyükşehir Belediyesine ait Burulaş A.Ş’de Bursa Büyükşehir Belediyesine ait otobüslerde şoför olarak çalıştığını, 02.03.2012 tarihinde Hizmet-İş Sendikasına üye olması ve sendikal faaliyetleri sebebiyle iş sözleşmesinin işverence 07.04.2012 tarihinde feshedildiğini, çalışma süresince işin düzenlenmesinin, akışının, emir ve talimatların davalı …’ye ait Burulaş A.Ş tarafından oluşturulduğunu, ortada geçerli bir hukuki sebep olmamasına rağmen asıl iş bölünerek ihale edildiğini, ihaleyi kazanan şirketlerin kendi işçi ve araçlarıyla işi alamadığı gibi ihale bittiğinde de götürdüğü herhangi bir şeyin olmadığını, dolayısıyla muvazaalı bir işlem olduğunu ve hukuki anlamda işvereninin davalı Konulaş şirketi olmadığını, Bursa Büyükşehir Belediyesi olduğunu, davalı asıl işverenin müvekkilinin ve arkadaşlarının sendikaya üye olduğunu öğrenmesinin hemen ardından sendikal örgütlenmeyi önlemek amacıyla ilk üye olan işçiyi işten çıkardığını, aynı gerekçelerle müvekkili ile birlikte 4-5 işçiyi de 1 hafta süreyle bir odada iş vermeksizin beklettiğini, ardında da taşeron firma olan Konulaş şirketi tarafından işyeri değişikliği yapılarak Konya’ya görevlendirildiğine dair tebligat yapıldığını, davacının 7 gün içerisinde Konya’da ki işyerinde hazır bulunması yönündeki tebligatı 27.03.2012 tarihinde tebellüğ ettiğini ve bu bildirime karşı 27.03.2012 tarihinde cevap verdiğini, ancak 7 günlük işe başlama süresi dahi dolmadan davalı taşeronfirmanın işe gelmediğinden bahisle iş sözleşmesini feshettiğini, işverenin aynı nitelikte işçi almaya devam ettiğini, feshin sendikal sebebe dayandığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Belediyesi Başkanlığı vekili, belediyelerin toplu ulaşım konularında tam yetkili olduğunu, hatları ise işlettirebileceği gibi kiraya da verilebileceğini, Burulaş şirketine işletme hakkını vermiş olmalarının da hukuka uygun olduğunu, Burulaş şirketi ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, Burulaş şirketinin hisselerine sahip olmalarının da hukuki durumda herhangi bir değişiklik yaratmayacağını, hiçbir firma ile otobüs şoförü çalıştırmak hususunda hizmet alım ihalesi yapmadıklarını, davacı ile aralarında iş ilişkisinin mevcut olmadığını, davanın husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Burulaş A.Ş. vekili, müvekkili şirketin Bursa Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediye şirketlerinin hissedarı olarak Bursa’da ulaşım hizmetlerinin gördürülmesi amacı ile kurulmuş özel bir hukuk tüzel kişisi olduğunu, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait toplu ulaşım hatlarında otobüslerini kullandırtmak veya gerektiğinde halk otobüslerini sürücüleri ile birlikte kiralamak sureti ile taşımacılık yaptıklarını, davada husumetin şirkete yöneltilemeyeceğini, davacının 01.01.2012 tarihinde davalı Konulaş şirketinde işe başladığını, daha sonra Konulaş şirketi tarafından duyulan ihtiyaç sebebiyle Konya’da yer alan işyerine şoför olarak aynı şartlarda çalıştırılmak üzere hazır bulunması gerektiği hususunun davacıya noter kanalıyla bildirildiğini, buna rağmen davacının işe gelmemesi üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi gereği feshedildiğini, davacının sendikal sebeplerle fesih iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir, işyerindeki çalışanların % 95’nin sendika üyesi olduğunu, başka bir sendikanın da işyerinde davalı Konulaş Şirketi vekili, davacı ile yaptıkları sözleşmede nakil yetkisinin kendilerine verildiğini, bu yetkilerine istinaden 21.03.2012 tarihli ihtarname ile davacıya 7 gün içinde Konya’da işe başlaması gerektiğinin bildirildiğini, fakat davacının nakli kabul etmediğini, üst üste 3 günde mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmediğini, bu sebeple de iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalıların toplu taşıma ve ulaşım hizmetinin yürütülmesi için kendilerine ait otobüslerde çalıştırmak üzere hat, irtibat, bakım ve onarım şoförlüğü, iş tevzi ve bilet kontrolü ile servise bakım elemanı temini için taşeron şirketlerle sözleşme imzaladıkları belirtilmekle birlikte, somut olayda gerek toplu taşımada kullanılan araçların ve gerekse bu araçları kullanan şoförlerin bizzat ihaleyi yapan şirket tarafından temin edildiği, çalışanların işe alınmasında, işe başlatılmasında, çalışmaları sırasında işin yapılması ve talimat verilmesinde ihaleyi yapan davalı Burulaş şirketinin etkili olduğu, işçi teminine ilişkin olarak taşeron şirketle yapılan sözleşmenin muvazaalı olduğu, davacının altında başlangıçtan beri davalı Burulaş şirketinin işçisi olarak çalıştığı gerekçesiyle, feshin geçersizliğine, davacının Burulaş A.Ş. işyerinde işe iadesine karar verilmiş, işe başlatmama tazminatı da işçinin sendikal sebeple feshi ispatlayamadığı değerlendirilerek 4 aylık ücret seviyesinden belirlenmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1) 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31.maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanun’un 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir sebebin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
Ancak; feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Somut olayda, sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı dosya içeriğinden tam olarak anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2) Kabule göre de, Burulaş AŞ’nin zaten Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım hizmetleri için kurulmuş olduğu, diğer davalı ile yapılan sözleşmenin işçi teminine yönelik olduğu ve aralarındaki hukuki ilişkinin muvazaaya dayandığı, davacının başından beri Bursa Ulaşım Toplu Taşım İşl. San. ve Tic. A.Ş. işçisi olduğu yolundaki mahkeme gerekçesi dosya içeriğine uygundur. Bu durumda davalılar Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve Konulaş Nak. Petrol Ürün Müt. Hiz. İnş. ve Hayv. San. Tic. Ltd. Şti’nin kararın mali yönlerinden sorumlu tutulamayacağı açıktır. Mahkemece hüküm bu anlamda yanlış kurulmuştur, belirtilen davalılar hakkındaki davanın reddi gerekir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.