YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11906
KARAR NO : 2013/14273
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 21.01.2002 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 02.03.2012 tarihine kadar davalı şirket bünyesinde önce tıbbi satış mümessili ve sonrasında bölge satış müdürü sıfatıyla çalıştığını, uzun yıllar hizmet verdiği işyerindeki görevinden makul, haklı ve gerçekçi bir sebep gösterilmeksizin alınmış olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 05.03.2002 tarihinde davalı işyerinde tıbbı satış mümessili olarak çalışmaya başladığını daha sonra bölge satış müdürü olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının iş akdinin ihbar ve kıdem tazminatları ile sair yasal hakları ödenmek suretiyle 4857 sayılı İş Kanunun 17. ve 18. md. hükümleri uyarınca 02.03.2012 tarihi itibariyle davranışlarından kaynaklanan geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya kapsamı, tanık beyanları ve uzman bilirkişi raporuna göre feshe konu toplantının nasıl ve hangi içerikte yapılacağının ilgili yönetmelikte belirlendiği, davaya konu 20.01.2012 tarihli toplantıda “Ggemsitabin etken maddeli kanser ilacının yumuşak doku sarkomları tedavisindeki etkinliğinin” tartışıldığı ve toplantıda yapılanların bilimsel içerik olarak o tarihteki mevzuata ve bilimsel ve etik kurallarına aykırı olmadığı gibi toplantının davalı şirketin medikal ve pazarlama departmanının onayına sunulmuş olduğu, 10 yıldır çalışmakta olan davacının benzer olaylar konusunda ya da davranışları nedeniyle daha önce herhangi bir uyarı aldığının da tespit edilmediği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları İş Kanununun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasasının 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, bölge satış müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 20.01.2012 tarihinde Ege Üniversitesinde sorumlu olduğu ürün grubunda bulunan bir şirket ilacının etiketinde belirtilen onaylı yerel endikasyonları arasında olmayan bir konu ile (yumuşak doku sarkomu) ilgili olarak hekimden hekime tanıtım toplantısı gerçekleştirildiği, şirket politikalarına aykırı olarak onaylanmış (ruhsatlı) endikasyonların dışında “endikasyon dışı” tanıtım yapılan bu toplantı öncesinde toplantıda kullanılan sunumun Lily medikal danışmanına gönderilmediği ve “sağlık mesleği mensupları ile toplantılar ve etkinlikler” prosedüründe belirtildiği şekilde toplantıda kullanılan malzemeler için gerekli onayların alınmadığının tespit edildiği, bahsi geçen sunumu 23.01.2012 tarihinde marka ekibine gönderdiği ancak endikasyon dışı bir tanıtım yapıldığı konusunda toplantı öncesinde ya da toplantı sonrasında herhangi bir raporlama yapmadığının tespit edildiği, şirketin genel disiplin kurallarını düzenleyen “kırmızı kitap” ilkeleri doğrultusunda idari sorumluluklarını ve görevini yerine getirmediği bu davranışının açıklık dürüstlük ve bağlılık özelliklerine de aykırılık teşkil ettiği belirtilerek ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, söz konusu toplantıda endikasyon dışı tanıtım yapılmış olduğu sabit olup, esasen bu durum savunması dikkate alındığında davacının da kabulündedir. İşçi savunmasında, durumu kabul etmiş, kendisinin yönetimindeki tıbbi tanıtım temsilcisinin sorumlu olduğunu, kendisinin de durumu toplantıda öğrenir öğrenmez moderatör hekimle konuştuğunu, sorun bulunmadığını söyleyince toplantının gerçekleştiğini, daha sonra ilgililere bilgi verdiğini beyan etmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu da ilgili toplantıda endikasyon dışı tanıtım yapılmış olduğu, ancak bu durumun mevzuata göre fesih tarihinde yasaklanmamış olduğu yönündedir. Davacı, 10 yıllık hizmeti bulunan, tıbbi tanıtım mümessilliğinden gelmiş, sektör tecrübesi yüksek olan ve bölge müdürlüğü hizmetini yerine getiren, işyerindeki prosedürü en iyi bilmesi gereken bir çalışandır. Kamu sağlığını ilgilendiren ve sonucunda işverenin prestij kaybına neden olan ilgili tanıtım toplantısında yukarıda açıklanan hataların ortaya çıkmasında sorumluluğu bulunduğu açıktır. İşçinin konumu gereği, kendisine bağlı olan çalışana bu hataları izafe ederek sorumluluktan kurtulması düşünülemez. Davacının hizmet süresi ve işyerindeki statüsü dikkate alındığında bu eylemleri gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 13.06.2013 tarihinde karar verildi.