Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/12963 E. 2013/14251 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12963
KARAR NO : 2013/14251
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 16.11.1998 tarihinde Oyakbank’ta güvenlik görevlisi olarak işe başladığını, 21.12.2001 tarihinde Kozyatağı şubesine, 04.09.2006 tarihinde Atatürk Caddesi şubesine, 03.08.2009’da Kozyatağı Grup merkezine atandığını, iş sözleşmesinin feshedildiği 31.01.2011 tarihine kadar Göztepe şubesinde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinde kendisine ödenen ücretin fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücretlerini de kapsayacak şekilde belirlenip ödendiğini, güvenlik görevlisi olan davacının şube çalışmalarında şubenin açılış kapanışına kadar geçen tüm sürede fazla mesai ile çalıştığını, alacağının bir kısmının ödenip, bir kısmının ödenmediğini, yasanın belirlediği sürenin çok daha üstünde çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığını tam olarak ödenmediğini belirterek müvekkilinin fazla mesai ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davacı ile banka arasında ki hizmet sözleşmesinin 2. maddesine göre aylık ücretinin fazla mesai ücreti de içinde olacak şekilde belirlendiğini, davacının tüm çalışma süresi boyunca fazla mesai yaptığını ve bunun karşılığının ödenmediği iddiasının haksız ve asılsız olduğunu, Yargıtay’ın uygulamasına göre yılda 270 saatlik fazla mesai yapılacağını ve bu sürenin de davacının maaşıyla birlikte ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, tanık beyanları ve belgelere göre, işyerinde müşteri memnuniyetini sağlamak açısından ara dinlenmelerinde çalışıldığını, bunun ücretinin ödenmediği gerekçesiyle alacak hüküm altına alınmıştır.
Temyiz
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ilgili maddesinde, fazla mesai ücretlerinin ücrete dahil olduğu kararlaştırılmıştır. 4857 sayılı Kanunun 41.maddesinde “.. fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamaz” düzenlemesi getirilmiştir. Bu kurala göre, davacının hizmet sözleşmesinde kabul ettiği ücret, İş Kanunu hükümleri gereği kabul edilen yasal fazla çalışma süresi olan 270 saati kapsamakta, yani davacının ücretinin içinde fazla mesai alacağının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, işçinin 270 saate kadar yapmış olduğu fazla çalışmaların ücrete dahil olduğunun kabulü gerekir. Diğer taraftan, davacıya her ay yapılan ücret ödemeleri sırasında gerçekleştirilen fazla mesai ücreti tahakkukları da dikkate alındığında, talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.