Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/13491 E. 2013/14703 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13491
KARAR NO : 2013/14703
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, kullanılmayan izin, fazla mesai, ulusal bayram genel tatili ve asgari geçim indirimi ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 1.674,86 TL net ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, vergi iadesi, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının ücretinin bordroda yazan miktar kadar olduğunu, davacının ibraname imzalayarak tüm alacaklarını aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin istek konusu süre içinde fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma alacağı, davacının işyerinde iki vardiya halinde çalıştığı, birinci vardiyanın 07:00-14:00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenmesinin mahsubu ile günde altı buçuk saat, haftanın çalışılan altı gününde ise 6,5 X 6 = 39 saat çalıştığı, takip eden haftada gece vardiyasında ise 14:00-01:00 saatleri arasında günde ortalama iki saat ara dinlenmesinin mahsubu ile onüç saat çalıştığı, haftanın altı gününde 6 X 13 = yetmişsekiz saat çalıştığı, iki haftalık dönüşüm süresine göre haftalık ortalama çalışma süresinin 39+78/2-58 saat olduğu, haftalık normal kırkbeş saatin üzerinde, 58-45=13 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanmıştır. Ancak öncelikle davacının vardiyalı çalışma sisteminde her haftanın kendi içinde değerlendirilmesi ve her hafta için davacının fazla çalışma süresinin ayrı ayrı hesaplanması gerekmektedir. İki haftalık çalışma süresinin toplanarak ikiye bölünmesi ve çıkan sonuca göre haftalık ortalama fazla çalışma süresinin tespiti isabetli olmamıştır. Bu durumda davacının 07:00-14:00 vardiyasında çalıştığı haftalarda fazla çalışma yapmadığı izahtan varestedir. Davacının 14:00-01:00 vardiyasında çalıştığı haftalar yönünden ise; günde onbir saat çalıştığı, kanuni bir saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile günde on saat ve haftada altmış saat çalıştığı, altmış saatten haftalık kırkbeş saat çalışma süresinin mahsubu ile haftada onbeş saat fazla çalışma yaptığı sonucuna ulaşılmaktadır. Mahkemece, davacının fazla çalışma alacağının belirtilen şekilde hesaplanması için bilirkişiden ek rapor aldırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı temyizine gelince, işçiye ödenen ücretin tespiti hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacının sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen ücretinin Nisan 2010’da 1.578,08 TL, Mayıs 2010’da 1.692,72 TL, Haziran 2010’da ise 1.674,86 TL olduğu, geriye doğru 2007 yılının 10. ayına kadar da 1.000,00 TL’nin altına hiç düşmediği; ancak belgelere yansıyan duruma göre 2010 yılı Temmuz ayında ücretinin 763,43 TL’ ye düşürüldüğü ve ardından davacının iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, ücretin düşürülmesinden sonra davacının iş sözleşmesi feshedildiğinden ibraname ve son dönem ücret bordrolarının işverence zorla imzalatıldığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davacının gerçek ücreti, ücretin düşürülmesinden önceki döneme ilişkin ücret bordroları da celp edilmek suretiyle emsal ücret araştırması yapılarak belirlenmeli, ardından kıdem tazminatı dahil tüm alacaklar tespit edilen ücrete göre hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Davacının gerçek ücreti belirlenmeden zorla imzalatıldığı anlaşılan bordrodaki ücrete göre hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.