YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13850
KARAR NO : 2013/15122
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin geçerli sebebe dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının 20.10.2008-26.12.2011 tarihleri arasında davalıya ve devreden şirkete ait işyerinde şube yöneticisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, 26.12.2011 tarihli fesih bildirimi ile davalı … A. Ş.’nin faaliyetlerinin devamlı ve kesin olarak son verildiği, Ergo Emeklilik ve Hayat A. Ş.’ye 01.12.2011 tarihinde işçileri ile birlikte devredildiği, alınan yeni yönetim kurulu kararı gereğince iş bu devir sonrası oluşan yeniden yapılanma sonucunda şube yöneticiliği pozisyonunun iptal edildiği, iş yeri devrinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle devir hakkı verdiği, feshin son çare olması ilkesi gereğince davacının özlük ve sosyal hakları korunarak satış geliştirme yöneticisi pozisyonunun teklif edildiği, davacının bu teklifi kabul etmediği bu nedenle fesh edildiğinin bildirildiği, davacının 20.10.2008-30.11.2011 tarihleri arasında Ergo Emeklilik ve Hayat A. Ş. şirketinde satış bölümünde Bursa Şubesinde şube yöneticisi olarak çalıştığı, bu şirketin davalı şirkete 01.12.2011 tarihinde iş sözleşmeleri ile birlikte devredildiği, davacının Ergo Emeklilik Ve Hayat Anonim Şirketinde Bursa Şube Yöneticisi olarak çalışmakta iken 30.11.2011 tarihinde davacıya eski işinin aynısı olan Bursa Şube Yöneticiliği işinin önerildiği, davacının bu işi kabul ederek 01.12.2011 tarihinde iş sözleşmesi devri yapılarak, davacının iş sözleşmesinin davalı şirkete devredildiği, davalı şirkette Bursa Şube Yöneticisi olarak ve yeni iş sözleşmesi yapılarak davalı şirkette eski işine devam ettiği, 23.12.2011 tarihinde davacıya görev değişikliği teklifi yapılarak, satış geliştirme yöneticisi pozisyonunda çalışmasının istendiği, davacının aynı tarihte görev değişikliğini kabul etmediğini bildirdiği, dosyaya sunulan organizasyon şemalarına göre davacının Bursa Bölge Şube Yöneticisi olarak İstanbul Anadolu Bölge Müdürüne bağlı olduğu daha sonra bu pozisyonun kaldırılarak satış geliştirme yöneticisi olduğu, Şube yöneticisinin görev tanımında, şirketin satış faaliyetlerinin planlanmasında gerçekleştirilmesinde kendisine bağlı birimler ile şirket içi diğer birimler arasında koordinasyonu sağlamak, satış faaliyetine ilişkin bütçe oluşturmak, satış elamanlarının yönetimi ve denetimi, insan kaynakları ile birlikte işe alınması veya çıkarılmasına karar verme, müşteri ziyaretleri ve benzeri işleri yaptığı hususlarının belirtildiği, Satış geliştirme yöneticisinin görev tanımında, ekibine verilen işlerin gerçekleştirilmesi için yapılması gereken faaliyetleri yaptığı, ekibin aylık hedeflerinin gerçekleştirilmesi, satış için gerekli materyallerin sağlanması, müşteri ziyaretlerinin yapılması gibi işleri yaptığı hususlarının belirtildiği görev tanımlarının karşılaştırılmasında, şube yöneticisinin daha geniş yetkili olduğu, şirketin genel satış politikasında etkin rol aldığı, yetki ve sorumluluğunun fazla olduğu, şubeden sonraki aşamanın bölge müdürlüğü olduğu, satış geliştirme yöneticisinin ise yaptığı iş, görev ve sorumluluklarının şube yöneticisinden dar olduğu, sigorta alanında çalışan kişinin kariyer bakımından da teklif edilen satış geliştirme yöneticisinin şube yöneticisinin altında yer alması sebebi ile daha düşük görev olduğunun bilirkişilerce tesbit edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacıya işyeri devri ve işçilerin iş sözleşmelerinin devri üzerine yapılan organizasyon değişikliği sonucu teklif edilen yeni görev, ilk görevinden daha az nitelikli ise de, yeni organizasyon yapılanması içinde davacının çalışabileceği eski görevi ile aynı nitelikte başka bir pozisyon olup olmadığı, davacının pozisyonunda yeni bir işçi alımı yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.