YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14098
KARAR NO : 2013/15219
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, aidat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
I. Asıl Dava:
Davacı vekili; 5747 sayılı Kanun ile Ürkmez ve Doğanbey Belediye Başkanlıklarının davalı … Belediyesine katıldığını, Seferihisar Belediyesine katılan Ürkmez Belediyesinde çalışan sendika üyelerinden ve toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlanan işçilerden kesilen sendika aidatlarının talep edilmesine rağmen ödenmediğini, söz konusu belediye ile sendikanın 01.03.1997 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmeleri yaptığını, 01.01.2002-07.05.2010 tarihleri arasındaki aidat alacaklarının ve temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan en yüksek işletme kredisi faizinin hesaplanmasını talep ederek temerrüt tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. Birleşen Dava:
Davacı vekili, 5747 sayılı Kanun ile Ürkmez ve Doğanbey Belediye Başkanlıklarının davalı … Belediyesine katıldığını, 15.04.2010-31.12.2010 tarihleri arasındaki dönem üyelik ve dayanışma aidatlarının ödenmediğini iddia ederek aidat alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
I. Asıl Dava:
Davalı vekili; öncelikle davanın İzmir İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğini ve görev itirazında bulunduklarını, davacı …-İş Sendikası ile Ürkmez Belediyesi arasında 01.01.2002-31.12.2009 tarihleri arasında yedi dönem toplu iş sözleşmesi imzalandığını, Seferihisar Belediyesi’ne katılan Ürkmez Belediye Başkanlığına bağlı işyerlerinde çalışan ve toplu iş sözleşmesinden yararlanan işçilerin ücretlerinden kesilen üyelik ve dayanışma aidatlarının Ürkmez Belediyesi tarafından davacı sendikaya süresi içerisinde ödendiğini, buna ilişkin tahakkuk ve banka ödeme belgelerinin ekte sunulduğunu, davacının sendikanın herhangi bir alacağının olmadığını, ayrıca talep ve dava konusu yapılan alacakların zamanaşımına uğradığını, temerrüt söz konusu olmadığından en yüksek işletme kredisi faizi talebinin de yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II. Birleşen Dava:
Davalı vekili, davacı …-İş Sendikası ile Ürkmez Belediyesi arasında 01.01.2002-31.12.2009 tarihleri arasında yedi dönem toplu iş sözleşmesi imzalandığını, en son 31.12.2009 tarihine kadar toplu iş sözleşmesi imzalandığından bundan sonraki dönem için aidat borçları olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacı Sendikanın yargılama sırasında talebini daraltarak Aralık/2008-Mart/2009 arası aidat alacaklarının hüküm altına alınmasını istediği, buna göre davacının 3425,45 TL aidat alacağının bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden öngörülen temerrüt tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sendika aidat alacağı olup olmadığı ile varsa miktarının ne kadar olduğu ve faizin başlangıç zamanı noktasında toplanmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 23. maddesinde, “Faaliyeti durdurulmayan sendika ve konfederasyonlara üyelerince ödenecek aidatın miktarı tüzüklerinde belirtilir. İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez. İşveren sendikasına işverenin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, işyerinde işçilere ödediği bir günlük çıplak ücretleri toplamını geçemez. Sendika tüzüklerine, üyelik aidatı dışında, üyelerden başka bir aidat alınacağına ilişkin hükümler konamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 61. maddesinde, “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur. Bu aidat dışında sendikaya ödenmek üzere bir kesintinin yapılması toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılamaz.
Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.” düzenlemesi yer almıştır.
Yine dava tarihinde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 9. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.”, aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.” hükümleri yer almıştır.
Öte taraftan toplu iş sözleşmelerinin “Aidat ve Diğer Kesintiler” başlıklı 15. maddesinde; “İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanunun 23’üncü maddesi gereği kesmeye mecbur olduğu aidatı her ay keserek sendikanın bildireceği banka hesabına herhangi bir ihtara gerek kalınmaksızın yatırmakla yükümlüdür.” denilmiştir.
Bütün bunlara ek olarak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101. maddesinin 1. fıkrasında “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. ” İkinci fıkrasında ise “Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. “denilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
A)Mahkemece öncelikle davalı tarafın itirazlarında belirttiği onaltı işçinin, davacı Sendika tarafından sonradan sınırlandırılan ve hükümde de dikkate alınan talep döneminde davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı araştırılmalıdır. Bu araştırma sonucuna göre bilirkişi raporu hazırlandıktan sonra dosyaya sunulan bordrolar dikkate alınıp taleple bağlılık kuralı da göz önünde tutularak asıl alacak tutarı hesaplanmalıdır. Bu konuda gerekli görülürse ek bilirkişi raporu alınmalıdır. Bunun yapılmayarak davacının sonradan yaptığı denetime elverişli olmayan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
B)2821 sayılı Kanun’un 61/1. maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 sayılı Kanun uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikasının, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatının kesilerek ve bildirilen banka hesabına yatırılmasını istemesi gerekir.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmelidir. Bu konuda bir düzenlenme yoksa taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır. Bu nedenle bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, toplu iş sözleşmelerinde aidatların kesilmesi ve ödenmesi bakımından Kanuna atıfta bulunulduğu görülmektedir. Davacı Sendika tarafından sonradan sınırlandırılan ve hükümde de dikkate alınan talep dönemi dikkate alındığında, davacı tarafından yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirdiği anlaşılmaktadır. Şu halde 2821 sayılı Kanun’un 61. n 2. fıkrasına göre aidatların kesilmesi gereken tarihten bir ay sonra temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekecektir. Mahkemece de bu esasa göre hareket edildiği ifade edilmesine rağmen faiz başlangıç tarihlerinin birer ay önce belirlenmesi isabetsizdir. Kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi