Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/14324 E. 2013/14734 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14324
KARAR NO : 2013/14734
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini ve işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının son bir yıllık çalışma döneminde görevini gereği gibi yerine getirmediğini, sık sık işe gelmediğini, 05.04.2012 tarihinde de izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmemesi üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinin h. ve g. bentleri gereğince haklı sebebe dayalı feshedildiği savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haklı ve geçerli bir nedene dayanılmadan feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Somut olayda, işyerinde 01.02.2007-05.04.2012 tarihleri arasında beş yıl, iki ay, dört gün çalışmış olan davacının, ailevi problemleri nedeni ile 2011 yılının Ocak ayından fesih tarihine kadar olan dönem içerisinde, çok sayıda günlük izin kullandığı ve sağlık raporu aldığı aldığı görülmektedir . Her ne kadar işveren tarafından davacının devamsızlık yaptığı ileri sürülen 19.12.2011-22.12.2011 hastahanede sevkli olduğu anlaşılmakta ise de daha önce kendisine verilen ihtara rağmen davacının 05.04.2012 tarihinde işe gelmediği görülmektedir.
Davacının babasının kanser hastası olması, annesinin sağlık problemleri bulunması gibi nedenlere, son bir yıllık çalışma döneminde işveren tarafından davacıya bir çok defa günlük izin kullandırılmış ve hak kazandığı yıllık izninde ilgili dönemde kullanılmasına izin verilmiştir. Davacının bunlar dışında sağlık raporları nedeni ile çalışmadığı günler bulunduğu da dosya içerisindeki belgeler ile sabittir. Davalı işverenin onbir aylık bu süreçte özel problemleri nedeni ile işçiye gerekli anlayışı gösterdiği anlaşılmaktadır. Davacının buna rağmen 05.04.2012 tarihinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediği görülmektedir. Davacı işçinin bu davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte, işyerinde işin görülmesini olumsuz etkileyen davranışlardır. Bu durumda, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren tarafından makul ölçüler içinde beklenemeyeceği anlaşılmaktadır . Fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 330,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.