YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15564
KARAR NO : 2013/15433
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin işverence geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, işletme dışı koşullar nedeniyle davacının görev yaptığı omurga bölümünde 2009 -2010 ve 2011 yıllarında satış hedeflerinin gerçekleştirilmediğini ve satış maliyetlerinin arttığını bu bölümün sürekli zarar etmesi nedeni işe daralmaya gidildiğini ve istihdam fazlasının oluşması nedeni ile kapatıldığını ve davacının pozisyonunun olan ihtiyacın ortadan kalktığını, iş yerinde görevlendirilebileceği uygun bir başka pozisyonda bulunmaması nedeni ile son çare olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, işletmenin gereklerinden kaynaklanan feshin geçerli nedenle dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren iş yeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, iş yerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, iş yerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi iş yeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, iş yerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun”un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacı iş yerinde omurga satış bölümü müdürü olarak görev yapmaktadır. Davalı işveren 06.11.2011 Yönetim Kurulu Kararı ile davacının çalıştığı omurga bölümünü, zarar ettiği gerekçesi ile CMF Bölümü ile birleştirilmiş ve her iki bölümün tek müdüre bağlanması nedeni ile de davacının iş sözleşmesini feshetmiştir.
Dosya içerisine ibraz edilen organizasyon şemasının incelenmesinde, Omurga ve CMF birimlerinin tek müdüre bağlandığı görülmektedir.
Davalı şirkete ait kayıtların incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalının 2009-2010 ve 2011 yıllarında belirlenen satış hedeflerinin yakalayamadığı ve davacı işçinin çalıştığı bölümde hedeflerin gerçekleşme oranlarının % 50 ’nin altında kaldığı belirlenmiştir.
Bu durumda davacının çalıştığı birimin fesih öncesinde zarar ettiği ve bu nedenle bir başka birim birleştirildiği ve her iki bölüm için 2 ayrı müdür görev yapmakta iken müdür sayısının bire indirilerek istihdam fazlalığının meydana geldiği sabittir. Mahkemece fesih öncesinde ve sonrasında işverence ilgili bölümde meydana gelen zararın giderilmesi amacı ile fazla çalışmaların kaldırılması, yıllık izin kullandırılması, ücretsiz izin uygulamasına gidilmesi ve harcamalarda kısıtlamalar yapılması gibi tedbirlere başvurulup vurulmadığı araştırılmamış, ayrıca feshin hemen öncesinde ve sonrasında davacının çalıştığı pozisyona eş değer pozisyonlara yeni işçi alımı yapılıp yapılmadığı ve davacının görevlendirilebileceği uygun bir başka pozisyon bulunup bulunmadığına ilişkin de gibi değerlendirilme yapılmamıştır. Soyut olarak davacıya bir başka görev teklif edilmediği gerekçesi ile feshin geçersiz kabul edilmesi isabetsizdir. Yukarıda belirtilen hususlarda gerekirse mahallinde keşif icra edilerek ayrıntılı şekilde araştırma yapılmalı ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.