YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15565
KARAR NO : 2013/15434
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 24.04.2006-06.04.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işveren tarafından şirketi zarar uğrattığı gerekçesi ile iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-ı. maddesi gereğince feshedildiğini, feshe konu olayın ecza depolarının sahte fatura düzenlemek sureti promosyon olarak verilen ürünleri mal edinmelerinden kaynaklandığını, kendisinin ecza depolarına denetleme gibi bir görev ve sorumluluğu olmaması nedeni ile bu olayın ile bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde bölge müdürü olarak görev yaptığını, bölge müdürlerinin ürünlerinin satışını ve satış danışmanlarını denetleyen bölge ve bölge çalışanlarından 1. derece sorumlu kişi olduğunu, 2012 yılının 15-21 Mart tarihleri arasında İzmit ‘te bulunan ecza depoları tarafından, sekiz eczaneye 1.600 adet güneş ürünü satılmadığı halde sahte fatura düzenlenerek satış yapılmış gibi gösterildiğinin tespit edildiğini, gerçek olmayan satışlar karşılığında kampanya kapsamında fazladan 460 adet bedelsiz ürünün eczanelere verilecekmiş gibi şirketten alındığını ve organize bir şekilde dolandırıcılık gerçekleştirildiğini, davacının sorumlu olduğu bölge içerisinde yer alan İzmit ilinde bu miktarda bir ürünün sipariş edilemeyeceğini bilebilecek durumda olduğunu iş sözleşmesinin bu nedenle 4857 sayılı Kanun’un 25/II-ı. bendi gereğince haklı nedene dayalı feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davacının iş sözleşmesinin somut bir neden gösterilmeksizin soyut gerekçelerle feshedildiği, bahsedilen şirket zararının ne kadar olduğu ve bu zarara kimlerin ne oranda etki ettiği hususunun belirtilmediği, fesih davacının davranışlarına dayandırıldığı halde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi gereğince savunmasının alınmadığı gerekçesi ile feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı işveren tarafından, iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesine dayalı feshedildiğinden, aynı yasanın 19. maddesine göre davacının savunma alınmaması nedeni ile feshin geçersiz sayılması gerektiğine ilişkin mahkeme kabulü isabetsizdir
İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde, işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu belirtilmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması durumunda, işverenin haklı fesih imkânı olmadığı gibi işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarının bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren 2012 yılının 15-21 Mart tarihleri arasında, İzmit’te bulunan bir ecza deposu tarafından bazı eczanelere gerçekte satış yapılmadığı halde 1.600 adet güneş koruyucu ürün teslim edildiği yönünde sahte fatura düzenlendiğini ve olmayan satışlar karşılığında kampanya kapsamında fazladan 460 adet bedelsiz ürünün şirketten alındığını, davacının görevi ve sorumluluğu gereği İzmit ‘te bu miktarda ürünün sipariş edilemeyeceğini bilebilecek durumda olduğunu ileri sürmektedir .
Davalı bu iddiasına ilişkin olarak 2012 yılında belirtilen tarihlerde düzenlenmiş fatura örneklerini dosya içerisine ibraz etmiştir. Gülşah Apaydın isimli çalışan tarafından, şirket yetkilerine 30.03.2012 tarihinde gönderilen e-posta içeriği ile feshe konu olayın davacının da bilgi dahilinde gerçekleştiği yönünde şikayette bulunulduğu görülmektedir. Davalının delil olarak dayandığı faturaların altında eczanelere ürün tesliminin yapıldığına ilişkin imzası bulunan Timur Timuroğlu isimli satış temsilcisi, tanık olarak alınan beyanlarında, güneş koruyucu ürünlerin tanıtımı için ziyaret gerçekleştirdiği eczane satışın gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmediğini, Bölge müdürleri tarafından kendisine satışın gerçekleştiğinin bildirildiğini ve bu satışlara ilişkin düzenlenen faturaların kendisine ürün teslimi yapıldığı belirtilerek ofiste imzalatıldığını, fiilen eczanelere ürün teslimini kendisinin gerçekleştirmediğini bildirmiştir. Bu durumda fesin somut bir nedene dayanmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin de yerinde olmadığı görülmektedir
Mahkemece, davacının görev tanımı değerlendirilerek, feshe konu olaya ilişkin faturaların davacının sorumlu olduğu bölge içerisindeki eczaneler adına düzenlenip düzenlenmediği, davacının satışların gerçeğe aykırı olup olmadığını denetleme veya bunu anlayabilecek konumda olup olmadığı, ilgili satış faturalarına istinaden promosyon ürünü teslimi yapan satış temsilcisinin davacının denetimine bağlı olarak çalışıp çalışmadığı ve davacıya ait satış kotasına gerçeğe aykırı bu satışların dahil edilip edilmediği, gerçeğe aykırı bu satışlar nedeni ile şirketin zarara uğrayıp uğramadığı belirlenmeli ve şirketin feshe konu olay nedene ile uğradığı zarar miktarı ile davacının zarardan hangi oranda sorumlu tutulabileceği bir değerlendirmeye tabii tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca olayın oluş şeklinin, taraflar arasındaki iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güveni yıkmaya elverişli bir şüphe olup olmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olan, feshin somut bir nedene dayandırılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.