YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15932
KARAR NO : 2013/15879
KARAR TARİHİ : 28.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, kamu yararına çalışan bir şirket olduğunu ve isçilerin sendika kapsamında olması nedeniyle maliyetlerin yüksek olduğunu, personel fazlalığı ve rantabl çalışabilmek için yeniden yapılanma ihtiyacı doğduğunu, belediye ve iştirakçilerde çalışanların gençleştirilmesi, işsiz ordusunun azaltılması amacıyla yaşı geçkin olan işçilerin 22.07.2011 Tarihli Yönetim Kurul kararı uyarınca işten çıkartılmalarına karar verildiğini ve 65 kişinin bu nedenle iş akitlerine son verildiğini, seçilen kişilerin emeklilik yaşı gelenler olduğunu, davacının da bu grupta olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ve davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebep dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler, sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının büro personeli olarak özürlü kadrosunda işe alınarak çalıştırıldığı, yeniden yapılandırma kararı üzerine şirket verimliliğine katkısı bulunmayan kadroların iptal edilmesine karar verildiği, işsiz ordusu oluşmasını engellemek amacı ile bağlı bulunduğu Sosyal güvenlik kurumunca emekliliğe hak kazanan personellerin işten çıkartılmalarına karar verilmesi sonucu iş sözleşmesinin feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece iş ve sosyal güvenlik hukuk uzmanı bilirkişiden rapor ve mütalaa almak suretiyle karar verilmiştir. Bilirkişinin sıfat ve uzmanlık alanı dikkate alındığında, görüş ve kanaatlerinin olayı aydınlatmaya yeterli olmayacağı açıktır. Mahkemece davalı işyerine ait fesihten önceki ve sonraki altışar aylık dönem bordroları dosyaya getirtilmeli, sonra aralarında insan kaynakları ile işletme ekonomisi, mali müşavir alanlarında uzman olan bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi heyetiyle birlikte davalı işyerinde keşif yapılıp konuyla ilgili bütün kayıt ile belgeler, organizasyon şemaları incelenmeli ve işletmesel karar uyarınca yeniden yapılanma olup olmadığı, varsa yeniden yapılandırmanın işgücü fazlalığı doğurup doğurmadığı, personel azaltımı konusunda gözönünde bulundurulduğu belirtilen emekliliğe hak kazanma kriterinin objektif ve genel olarak uygulanıp uygulanmadığı, davalı şirkette özürlü statüsünde kaç işçi çalıştırıldığı, davacının işten çıkarılmasından sonra özürlü statüde personel çalıştırılma yükümlülüğü nedeni ile özürlü statüde işçi çalıştırılması gerekip gerekmediği alınan kararın tutarlı olarak uygulanıp uygulanmadığı, fesihte keyfi davranıp davranılmadığı, işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı, işçinin kıdem ve niteliklerine göre bir başka işte değerlendirilme olanağı bulunup bulunmadığı, kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve diğer delillerle birlikte bir sonuca varılmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.